Hayat Bir Dengesizlik İşi: La La Land

Uyarı: İtiraf etmeliyim ki bu yazı, La La Land (2016) neden çok güzel bir film ve neden izlemeliyiz sorularına yanıt ararken yazıldı ve ne yazık ki pek objektif olamıyor. Ama objektif olması da gerekmiyor sanırım, öyle değil mi?   “Ben aslında müzikalleri hiç sevmem” demiştim film başladığında. Şüphesiz bu, Mia’nın …

DEVAMI →

Bir Fragman: Âşık

Aşkın değil, âşığın gözü kördür. Gönül dilinde yârin adı geçmedikçe, âşık neylesin ışığı, baharı, çiçeği, rengi… Onun dimağında her şeyin adı yalnız bir kapıya varır; yârin adı, bütün kelimelere bedeldir. Veysel’in gönül kapısının nasibine de Esma adı düşmüştür. Esma… Gözleri ceylan bakışlı, derya saçları dalga dalga, yanakları gül bahçesi… Esma, …

DEVAMI →

Bir Sahne-Playtime: Modernizmin Mekanik Ritmi

Sinema tarihinin başyapıtlarından bahsederken sıklıkla şöyle deriz: “Tekrar tekrar izlenmesi gereken bir film!” Jacques Tati’nin Playtime’ı (1967) içinse bir zorunluluktur bu söz. Neden mi? Tati, Playtime’da sinematografisini 70 mm filmin imkân verdiği geniş görüş açısı ve orta-geniş planlarla kurar. 1920’lerin birçok dışavurumcu yönetmeninin dahi kalkışmadığı perspektif etkisi için yıllar süren …

DEVAMI →

Bozkır İnsanının Bireysel Sineması: Kümes

Sinemayı öğrendiği ustası Zeki Demirkubuz’a teşekkürlerini, ilk uzun metrajlı filmi Kümes’le (2015) sunan Ufuk Bayraktar, başrollerini Hasibe Eren ile paylaştığı filminin senaryosunu, ana, analık, doğurganlık ve bereket kavramları üzerinden kuruyor. Gerek filmin kadrajları, gerekse sinematografisi, benimsenen kapalı ve sembolik anlatımı desteklerken, seyirci olarak yakalayabildiğiniz detaylar üzerinden filmi anlamlandırmanız gerekiyor. Film …

DEVAMI →

Bir Yarım Fotoğraf: Uzak İhtimal

“Tek bir veda bütün bir ömür sürüyor.” Aslı Erdoğan Kendi benliğimizden dışarı çıktığımızda dip dibe olmak zorunda kaldığımız toplum sorar hep; “Müslüman mıymış?”, “Aman iyi iyi, aynı evde iki ayrı din olmaz.”, “Allah’ı kitabı bilecek seveceğin kişi.” gibi ve daha birçok örnekleri. Müslüman’ın Müslüman’dan, Hristiyan’ın Hristiyan’dan başka kimseyi sevemeyeceğine inananlara …

DEVAMI →

Kaptan; Kır Dümeni Ütopyaya!

Bir arkadaşım ilham verici bir filmden çıktığımızda şunu demişti: “Tam ilham alacağım Türkiye’de yaşadığım aklıma geliyor” Captain Fantastic’i (2016) de izledikten sonra kendimin de benzer bir ruh durumunda olabileceğimi hiç düşünmemiştim ama ne yazık ki bu olasılık hiç de uzak değildi. Filmden sonra doğan umudumun malum koşullarda ne kadarı bu …

DEVAMI →

Yeni Bir Hollywood İllüzyonu: Allied

İkinci Dünya Savaşı sırasında başlayan ve neticesinde gelişen bir casusluk hikâyesine hazır mısınız? Allied (Müttefik-2016) belki bu yılın en iyileri arasında adı geçecek bir film değil; ancak yönetmeniyle, senaristiyle, oyuncularıyla ve en önemlisi de magazinsel gelişmeleri ile adından sıkça söz ettiren/ettirecek filmlerden bir tanesi. Brad Pitt-Angelina Jolie ilişkisinin bitiminde kara …

DEVAMI →

Mantık Çerçevesinde Absürt Ülkem Vesikalıkları: Albüm

Artık her ânın görevmişcesine fotoğraflanması, zamanı mı mutsuzluğu mu durdurmanın bir arzusu?  Ya da erişimi kolaylaşan duyguların bir süre sonra mekanikçe yaşanması, sıradanlığı mı beraberinde getirmekte?  Benzeri birçok soruyu sordurarak başlıyor filmin ilk on beş dakikası.  Malatya Çiftleştirme Çiftliğinde danaların üreme vazifelerini yerine getirmelerine adım adım tanıklık ediyoruz. Üremenin tüm …

DEVAMI →

Graduation: Biz ve Onlar

Dünyanın kötü bir yer olduğuna dair şaşmaz inancımız beraberinde keskin bir ayrımı da getirir: Biz ve Onlar. Biz, dürüst, namuslu, çalışkan ve yardımsever insanlar;  Onlar düzenbaz, yalancı, açgözlü ve merhametsiz insanlar. Dünyayı kötü kılan Onlar’dır, Biz ise kendimizi tüm bunlardan korumaya, kendi küçük güzel dünyamızda onların kötülüklerinden kaçarak yaşamaya çalışırız. …

DEVAMI →

Bir Hatıra Bahçesi: Ekşi Elmalar (2016)

Kimi eserler, sahibinin diğer tüm birikimine mâl olacak kadar iz bırakır hafızamızda. Dostoyevski Suç ve Ceza’dır, Beethoven 9. Senfoni; Da Vinci’de Mona Lisa’yı görmek isteriz, Poe’nun adıysa Kuzgun’u çağırır… Her sanatçının böyle bir “altın eser”i vardır; çarpıcıdır, yoğundur, büyüleyicidir. Sanatçının gözbebeği olan bu eser, yaratıcısının sanat tarihinde tehlikeli bir dönüm …

DEVAMI →