The Beauty Inside (2015), her sabah farklı bir bedende uyanan Woo-jin’in, olağanüstü bir akışa sahip olan hayatında verdiği kimlik savaşını konu alır. Woo-jin’in, bu karmaşanın içinde âşık olmasıyla birlikte, birtakım içsel çatışmalar da yaşanmaya başlanır. Sürekli değişen dış görünüşünün aksine bilinci ve duyguları aynı kalan Woo-jin, toplum tarafından kabul edilmekte zorlanır. Hayatını bu sır ile sürdürürken, bir gün Yi-soo ile tanışır ve ilk kez derinden bir şeyler hissettiğini fark ederek ona âşık olur. Fakat burada Woo-jin’in her yeni güne yeni bir yüz ile uyanması, aynı şekilde Yi-soo’nun da her gün farklı bir yüzle karşılaşacağı anlamına gelir. Âşık olduğu kadının karşısına her gün aynı kişi olarak çıkamamak, bu ilişkinin ana problemi hâline gelir.
Filmde Woo-jin’in fiziksel olarak yaşadığı dönüşümler, psikolojik dalgalanmalar yaşamasına da sebep olur. Bu süreçte Yi-soo’nun olaylar karşısındaki sevgisi ve sabrı ise âdeta sınanır hâle gelir. Film bu noktada aşkı, bedenden ve kimlikten bağımsız olarak, kabullenme ve bağ kurma üzerinden ele alır.
Yönetmenliğini Baek Jong-yul’ün yaptığı Güney Kore yapımı film, izleyiciye romantik bir atmosfer yaratarak aşkı sorgulatır ve özgün anlatımı ile de akıllarda kalıcı bir etki bırakır.






















