Malezya asıllı gazeteci ve yapımcı ABD’li Poh Si Teng‘in yönetmenliğini üstlendiği ve Sundance Uluslararası Film Festivali’nde gösterilen belgesel, farklı inanç ve kimliklere sahip üç doktorun Gazze’deki savaş ortamında yürüttüğü sağlık mücadelesini izleyiciye aktarıyor. Yılın en cesur belgesellerinden biri olan, ödüllü American Doctor ,yakında sinemalarda gösterime girecek .
Oscar adayı ve Emmy ödüllü Poh Si Teng‘in yönettiği film, Gazze’deki kuşatma altındaki hastanelerde gönüllü olarak hizmet veren ve İsrail’in işgal altındaki topraklara yönelik sürekli bombardımanı ve işgalinde ağır yaralanan Filistinli çocukları tedavi eden farklı geçmişlere sahip üç Amerikalı doktoru konu alıyor. American Doctor, 14 Ağustos‘ta New York ve Toronto’da, bir hafta sonra da Los Angeles’ta gösterime girecek. Watermelon Pictures yapımı film, 28 Ağustos‘ta Atlanta, Santa Barbara, San Diego ve San Francisco’da gösterime girecek ve Eylül ayında daha fazla şehirde gösterime girecek.
Dr. Perlmutter, “Hepimiz dünyanın dört bir yanında birçok kitlesel kayıp olayına tanık olduk,” dedi. “Feroze Ukrayna’daydı, biz [Perlmutter ve Ahmad] ikimiz de Haiti’deydik. Gazze’deki deneyimimiz, 11 Eylül de dahil olmak üzere diğer tüm deneyimlerin toplamından çok daha kötüydü. Hayatımızda gördüğümüz en büyük çocuk katliamına tanık olduk ve bunu atlatmak çok zor. Gördüğümüz çocuk katliamının büyüklüğü tarif edilemez.”
Teng ise yaptığı bir söyleşide , filmi çekmeyi ilk önerdiğinde pek destek görmediğini söyledi. Yönetmen,
“Konu nedeniyle bana ‘Bunu yapamayacaksın. Bu iş yürümez… Asla gerçekleşmeyecek’ dendiğini” belirtti. “Ben de ‘Göreceğiz…’ dedim. Birisi bana bunun yapılamayacağını söylediğinde gerçekten heyecanlanıyorum” dedi.
”Amacımız Bu Kötü Algıyla Savaşmaktı”
Belgeselde yer alan Filistinli doktor Dr. Thaer Ahmad, belgesele ve Gazze’nin şu andaki sağlık koşullarına dair açıklamalarda bulundu.
Ahmad, film fikrinin Poh Si Teng‘in vesilesiyle ABD’li Yahudi doktor Dr. Mark Perlmutter‘in Gazze’deki hastanelerde yaşadığı zorluklar ve şahit olduklarından ortaya çıktığını söyledi.
American Doctor’da kendisiyle birlikte yer alan Perlmutter ile Dr. Feroze Sıdhwa‘nın, hayatta farklı deneyimlere sahip olduğunu ve farklı geçmişlerden geldiğini aktaran Ahmad, bu anlamda belgeseli küresel bir izleyici kitlesine hitap edebilecek bir film olarak düşündüklerini ifade etti.
Thaer Ahmad, ilk başta böyle bir belgeseli ABD’de yapmanın kaynak bulmak açısından oldukça zor olduğuna dikkati çekerek, şunları söyledi:
“Türkiye’de herkes Gazze’de neler yaşandığı ve orada ne olduğuyla ilgili bilgi sahibi ama öbür tarafta bu gerçekleri inkâr eden insan sayısı çok fazla. Dolayısıyla önce ABD’de insanları gerçeklere inandırmamız lazımdı. Bu belgesel, hem yönetmen Poh Si Teng için hem yapımcılar hem de ABD’li doktorların kariyerleri için tehlikeliydi. Her taraftan mimlenmek söz konusuydu. Tabii hala Gazze’deki soykırımı ABD’de konuşmak zor. Fakat kamuoyunun fikri anlamında bu durum gittikçe iyileşiyor.”
Çekimler öncesi Poh Si Teng’in Chicago’da “Küçük Filistin” olarak adlandırılan bölgeyi gezdiğini dile getiren Ahmad, orada Filistinli göçmenlerin hikayesini dinlediğine işaret etti.
Dr. Ahmad, belgeselin amacına da değinerek,
“Burada savaştığımız en büyük şey Filistinlilerin, insanlıktan çıkmış gibi gösterilmesiydi. Yani unvanınız ne olursa olsun, doktor, mühendis olabilir ama ‘Filistinli doktor’ ya da ‘Filistinli mühendis’ dendiği zaman otomatik olarak Amerika’da ciddi bir kesim tarafından kötü bir karakter olarak algılanıyorsunuz. Bizim en büyük amacımız bu kötü algıyla savaşmaktı.” dedi.
Gazze’de görev yapan bir doktorun bebeğini kaybetmesiyle yaşadığı acının belgeselde kendisini çok etkilediğini vurgulayan Ahmad,
“Benim için en önemli sahne buydu. Çünkü hangi dili konuştuğu, hangi dine inandığı ya da dünyanın neresinde olduğu önemli değil. Karşımızda bebek kızını kaybetmiş bir baba vardı. Bu dinin, kimliğin ve milliyetin ötesinde, evrensel bir acı.” ifadelerini kullandı.
Fragmanı yayınlanan American Doctor, Avustralya’daki Sidney Film Festivali‘nde ve İtalya’daki Bologna Biografilm festivalinde izleyici ödülleri kazandı, ayrıca CPH:DOX’ta İNSAN HAKLARI ÖDÜLÜ kategorisinde Özel Mansiyon ödülü de dahil olmak üzere dünya çapında birçok ödül aldı.

























