Sinemanın toplumsal hafızayı besleyen gücü, bir kez daha Uluslararası İşçi Filmleri Festivali ile izleyiciyle buluşmaya hazırlanıyor.

Bu yıl 21’incisi düzenlenen Uluslararası İşçi Filmleri Festivali, 1-10 Mayıs tarihleri arasında İstanbul, Ankara ve İzmir’de gerçekleşecek. Sponsorsuz, yarışmasız ve ücretsiz yapısıyla dikkat çeken festival, 14 ülkeden toplam 73 filmi sinemaseverlerle buluşturacak. Farklı coğrafyalardan hikâyeleri bir araya getiren etkinlik, izleyicilere yalnızca film izleme deneyimi değil, aynı zamanda düşünmeye ve farklı bakış açılarıyla karşılaşmaya açık bir alan sunmayı hedefliyor.
Festivalin açılışı, yönetmen Hüseyin Karabey imzalı ve Türk sinemasının önemli isimlerinden Kadir İnanır’ın yaşamına odaklanan Kuzeyden Gelen Adam belgeseliyle yapılacak. Açılış gecesinde İnanır’a onur plaketi takdim edilirken, bu yılın davetli set emekçisi olarak Gökhan Özgül de etkinlikte yer alacak. Festivalin bu yaklaşımı, sinemanın yalnızca kamera önündeki isimlerden ibaret olmadığını hatırlatırken, perde arkasındaki emeğe de dikkat çekiyor.
21. yılına “Kestik, baştan çekiyoruz!” sloganıyla giren festival, bu ifadeyle bir tür yenilenme ve yeniden düşünme çağrısı yapıyor. Her yıl olduğu gibi bu yıl da izleyicisini farklı hikâyeler üzerinden düşünmeye, yorumlamaya ve sinemanın sunduğu çok katmanlı anlatıları keşfetmeye davet ediyor.
Farklı Coğrafyalardan Hikâyeler Bir Arada
Festival programı, dünyanın farklı bölgelerinden gelen filmler aracılığıyla geniş bir anlatı yelpazesi sunuyor. Günümüz dünyasında yaşanan değişimler, toplumsal dönüşümler ve bireysel deneyimler, seçkide yer alan filmlerin ortak zeminini oluşturuyor. Bu bağlamda festival, farklı yaşam kesitlerini bir araya getirerek izleyicilere çeşitli perspektifler sunmayı amaçlıyor.
Türkiye’den ve dünyadan pek çok yapımın yer aldığı seçkide, özellikle Türkiye’de ilk kez gösterilecek 24 film öne çıkıyor. Yerli yapımlar arasında Anadolu’nun Türküsü, Bir İstiklal Hikayesi, Köpek Maması, Maden ve Yaş 29-30 gibi filmler dikkat çekerken; uluslararası seçkide Almanya’dan Clara, İspanya’dan Takım Elbise ve Saklama Kabı, İsveç’ten Zafer Treni ve Tayvan’dan Rüzgâra Karşı gibi yapımlar yer alıyor.

Festivalin retrospektif bölümünde ise yönetmen Pelin Esmer’in sinema yolculuğuna odaklanılıyor. 11’e 10 kala, Gözetleme Kulesi, Oyun ve Kraliçe Lear filmleri, izleyiciye yönetmenin anlatım dili ve tematik yaklaşımı üzerine daha yakından bakma imkânı sunuyor.
Gösterimlerin yanı sıra festival kapsamında çeşitli söyleşi, panel ve forumlar da düzenlenecek. Bu etkinliklerde sinema, kültürel üretim ve farklı toplumsal konular üzerine paylaşımlar yapılması planlanıyor. Böylece festival, yalnızca film izlenen bir platform olmanın ötesine geçerek, izleyicilerin aktif katılım gösterebileceği bir buluşma alanı oluşturmayı amaçlıyor.
Uluslararası İşçi Filmleri Festivali, 21. yılında da farklı hikâyeleri bir araya getiren yapısıyla sinemaseverlere zengin bir program sunuyor. Üstelik etkinlik yalnızca üç büyük şehirle sınırlı kalmayacak; yıl boyunca farklı il ve ilçelerde de izleyiciyle buluşmaya devam edecek. Bu yönüyle festival, sinemanın birleştirici gücünü daha geniş kitlelere ulaştırmayı sürdürüyor.
Emeğin ve insan hikâyelerinin sinemadaki yansımalarını izlemek isteyenler için festival, kaçırılmayacak bir program vaat ediyor.























