“Beni kaybetmeyeceksin, Mathilda. Bana yaşama zevki verdin. Mutlu olmak, yatakta uyumak, kök salmak istiyorum.”

Hayattaki en kuvvetli gücün sevgi sayesinde oluştuğu düşüncesi her zaman geçerli midir? Özellikle bu sevginin, profesyonel bir tetikçi ile küçük bir kız çocuğu arasında gerçekleşeceği düşünüldüğünde, bu ne derece mümkündür? Ele alınış biçimi ne olursa olsun 1994 yapımı Leon, sevginin gücünü derin anlamlarıyla ve simgeleriyle izleyiciye sunmaya çalışıyor.

Filmde, yönetmen Luc Besson’ın izleyiciye açık bir şekilde sunmak istediği, kendi varlıkları dışında hiçbir şeye sahip olmayan iki insanın, birbirlerine de sahip olmamaları gerektiği hâlde yaşadıkları duygu bağıdır.


Duygusal eksiklikleri her hallerinden anlaşılan iki ana karakterden Mathilda, on iki- on üç yaşlarında bir kızdır. Apartmanlarında yaşayan tetikçi Leon’a gizemli bir ilgi duymaktadır. Başlangıçtaki bu gizem, sonrasında farklı bir boyut kazanacaktır. Mathilda duygusal anlamda, ablasının izlediği programlara dahi tahammül edemeyen, aile ilişkileri bozuk bir karakterdir. Bu yüzden onun hayattaki tek tutanağı, küçük kardeşidir. Odasındaysa olmak istediği hayatın bir yansıması, Madonna’nın bir posteri duruyor. Mathilda, bilinçaltında onun gibi özel ve değerli hissetmek isterken böyle bir hayat yaşamadığını düşünüyor. Bu yüzden okuldan gelen telefona “O öldü,” diyerek, yaşadığı hayatın değersizliğini gözler önüne seriyor. Tüm bunlar yaşanırken sert görünümlü komşuları Leon, onda bazı duygu yoksunluklarını harekete geçiriyor. Ona süt almak istemesi, onun gibi olma çabası, giyinmesi bu hisse verdiği ilk tepkilerdir. Ölü olarak gördüğü hayattansa bunları yapmak istiyor. Mathilda’nın boynunda tasma benzeri bir kolye var ve o sahibini arıyor. Leon onu istemiyor gibi duruyor ancak içsel düşüncesine engel olamıyor. Çünkü Leon için Mathilda, aslında bir güç kaynağı, bir ihtiyaç. Kolyedeki güneş simgesi de, bunun bir işareti. Bu yüzden senaryoda Leon karakteriyle bitki arasında bir bağ kurulmuştur. Çünkü bitkisi gibi o da gün ışığına ihtiyaç duyuyor.

Mathilda isminin kökü, might ve battle kelimelerinin birleşimine dayanır. Bu, dilimizdeki güç/kuvvet ve çatışma/mücadele anlamlarına gelir. Bu bağlamda Leon, Mathilda karakterinden kuvvet alırken aynı zamanda onu bir iç çatışmaya sürüklemektedir.

Filmin bir sahnesinde Leon’un evindeki saat 12:00 olmak üzeredir. Bu, Mathilda için yeni bir hayatın başladığını gösterir. Ailesi öldürülürken Mathilda Leon’un kapısına gelerek ona yine bir içsel çatışma yaşatır ve güç kaynağına karşı koyamayan Leon, onu içeriye alır. Bundan sonraki sahnede Mathilda, televizyonda Transformers çizgi filmini izler. Film Mathilda’nın dönüşme sürecinin başladığını arka planda işler. O sırada ölü olarak gördüğü hayatı, hemen yanında Stan adlı karakter tarafından kırılıp, dökülür. Leon’sa kendi iç savaşı yüzünden Mathilda’yı, o uyurken vurmayı bile düşünür. Ama bir kez daha iç muhasebesine yenik düşer.

Mathilda, Leon’a olan hislerini büyüterek “onu elde etmek için onun gibi olma” kararlılığına erişir. Başlangıçta Mathilda, üvey ablasının izlediği programlardan hoşlanmaz ve kıyafetlerini sevmez. Ancak Leon’a kadınlığını göstermek için, aynı o kılıkta bir aerobik programı izler. Televizyonun üstünde duran kasette “adult movies” yazmaktadır ve bu, Mathilda’nın yaşına uygun değildir. Ama o Leon’a on sekiz yaşında olduğunu söylemiştir ve böyle bir his uyandırmak için elinden geleni de yapar. Filmde, bu algıyı yaratan bir başka unsur da Mathilda sokakta oturduğu sırada kendi yaşıtlarının oyun oynamasında görülür. Mathilda onlar gibi değildir. Bir zamanlar yaşıtları gibi olduğu hayatı geride bırakmıştır ve o hayatı hiç özlemiyordur.


Yaşı bu kadar küçük bir karakterin, aşk ve cinsel unsurlar içeren bir örgüde anlatılması, eleştiri noktalarının başında gelmişti. Mathilda’nın Leon’a “Bitkini suladığın gibi beni de sulamalısın,” demesi üzerine Leon onu spreyle ıslatır. Tabii bunu cinsellik bağlamında görmek yetersiz kalabilir; Leon’un gün ışığı gibi gördüğü Mathilda’yla bağının artmasını istediğini de anlatan bir sahn. Filmin ilginç sahnelerinden birisi de Mathilda’nın taklit sahneleridir. İlk olarak idolü Madonna olur ve Leon’a “Like a Virgin” şarkısını söyler (cinsellik içeren bir gönderme). Ardından Marilyn Monroe olup Leon’a “Happy Birthday” şarkısını söyler; çünkü Leon onun gözünde başkan Kennedy sıfatı taşımaktadır. Buna karşılık Leon da Mathilda için John Wayne olur. Western sinemasında “kovboy” simgesi, kusursuza yakın erkek tasvirindedir. Leon da Mathilda’nın gözünde böyle olmak ister. Mathilda bir sahnede Leon’un bitkisine sus işareti yapar, çünkü artık aralarında küçük kız-kiralık katil ilişkisinden daha büyük bir bağ vardır.

Mathilda oluşan sevgi bağıyla birlikte, artık Stan’den kardeşinin intikamını almak istemektedir ve bu yüzden cinayetin işlendiği evden oyuncak tavşanını alır. Tavşan ona bu intikamı hatırlatacak bir yol arkadaşıdır. Aynı Leon’un bitkisi gibi. Tabii Mathilda, daha da ileri giderek Leon gibi şapka ve gözlük takmaya başlar. Birlikte uyum içinde iş yapmaya koyulurlar. Bunlardan birinde, arka arkaya gösterilen ev kapılarında “Miguel”, hemen ardındaki sahnede ise “6G” yazdığı görülür. Miguel ibranicede “Tanrı gibi kim” anlamındadır ve hemen ardından görünen 6G işareti de şeytani bir simge olarak düşünülebilir. Bu simgelerden yola çıkarak, Leon ve Mathilda’nın yapmakta oldukları şey, aslında şeytani bir boyut kazanmıştır. Mathilda, bir tetikçi oluşmuştur. Leon onu Little İtaly’e götürerek, ortağı olarak tanıtır. Bu bağın tamamlandığını, birlikte alkol almaları gösterir. Mathilda sarhoş olup Leon’u öpmeye çalışır ve Leon buna ciddi bir tepki göstermez. Süreç tamamlanmıştır.


Mathilda bir kez daha Transformers çizgi filmini izlerken görülür. Transformers “Seninle dövüşmek istemezdim ama bana başka seçenek bırakmadın,” repliğini söyler. Bu da Mathilda’nın dönüşümünün tamamlandığının simgesidir. Stan’i öldürmek isterken işler yolunda gitmez ancak Leon onu kurtarır. Eşsiz bir bağlılık oluşur.

Leon, Mathilda’ya pembe gül desenli bir kıyafet alır, çünkü onu gelini olarak görmektedir. O gece, onlar için bir tören niteliğindedir. Leon, Mathilda’yı kıyafetle görür ve önündeki “pembe gül” desenli bardakla süt içer. Mathilda, birlikte yatmak istediğini söyler ve birlikte uyurlar. Bütün bunlar, simgesel bir birleşmeyi ifade eder. Tabii Stan, tüm polis teşkilatıyla onlar için gelir. Leon, sevginin gücüyle Mathilda’yı bu zor durumdan kurtarır ancak kendisi kurtulamaz. “Canından çok sevmek” tabiri gerçek olur. Filmin müziği “Shape of My Heart” adlı parça da Leon’un söylemek istediği sözler gibidir. “Eğer sana seni sevdiğimi söyleseydim, bir şeylerin ters gittiğini düşünebilirdin.”

Filmin sonunda ise Mathilda “kök salmak” isteyen Leon’un dileğini gerçekleştirir ve bitkiyi parka eker. Burada kamera yükselerek önce ağaçları, sonrasında da gökdelenleri gösterir. Böylelikle filmin ilk sahnesiyle son sahnesi, aynı şekilde gösterilmiş olur. Tüm olanlara rağmen yine bir döngü karşımıza çıkar. Aslında aynı yerdeyizdir ama hiçbir şey ve hiç kimse aynı kalmamıştır.
Eray Meşeli

Fil'm Hafızası

Fil'm Hafızası

Kimler Neler Demiş?

1 Yorum - "Sahne Sahne Léon: The Professional"

Bildir
avatar
Sıralama:   En Yeniler | Eskiler | Beğenilenler
Ayşe
Ziyaretçi

Müthiş bir analiz.Ellerinize sağlık çok güzeldi.

wpDiscuz
Önceki yazı

Ridley Scott’ın Yeni Filminin Kadrosu Belli Oldu

Sonraki yazı

Stephen King'in Romanından Uyarlanan 'It' Rekorla Geliyor!