Fil'm Hafızası
  • ANASAYFA
  • HAKKIMIZDA
    • BİZ KİMİZ?
    • EKİBİMİZ
    • GÖNÜLLÜLÜK İLANLARI
  • FİLM ÖNERİLERİ
    • Aksiyon – Macera
    • Animasyon
    • Belgesel
    • Bilim Kurgu – Fantastik
    • Biyografi – Tarih
    • Drama
    • Erotik
    • Komedi
    • Korku – Gerilim
    • LGBTİ
    • Müzik – Müzikal
    • Romantik
    • Savaş
    • Suç – Gizem
    • Western
    Wolfwalkers (2020)
    Animasyon

    Wolfwalkers (2020)

    Rabia Elif Özcan
    6 gün önce
    Firebrand (2023)
    Biyografi - Tarih

    Firebrand (2023)

    Yaşar Gülveren
    2 hafta önce
    Wake Up Dead Man: A Knives Out Mystery (2025)
    Suç - Gizem

    Wake Up Dead Man: A Knives Out Mystery (2025)

    Zeynep İlay Erken
    2 hafta önce
    Father Mother Sister Brother (2025)
    Komedi

    Father Mother Sister Brother (2025)

    Tülay Işık Kalafat
    4 hafta önce
    Mr. Nobody Against Putin (2025)
    Film Önerileri

    Mr. Nobody Against Putin (2025)

    Tuba Büdüş
    1 ay önce
    Love Is Strange (2014) 
    Film Önerileri

    Love Is Strange (2014) 

    Merve Çolak
    2 ay önce
  • SİNEMA YAZILARI
    • 45. İstanbul Film Festivali
    • Ayvalık Film Festivali 2025
    • 32. Altın Koza
    • 44. İstanbul Film Festivali
    • 25. İzmir Kısa
    • Film Analizleri
    • Eleştiri – İzlenim
    • Liste
    • Özel Dosyalar
    • Röportajlar
    45. İstanbul Film Festivali Günlükleri -1
    45. İstanbul Film Festivali

    45. İstanbul Film Festivali Günlükleri -1

    Fil'm Hafızası
    9 saat önce
    Sınıf Atlamak İsteyen İşçi: Martin Eden (2019)
    Eleştiri - İzlenim

    Sınıf Atlamak İsteyen İşçi: Martin Eden (2019)

    Tülay Işık Kalafat
    2 gün önce
    Fil’m Hafızası Toronto Turkish Film Festival Ekibi ile Röportaj
    Röportajlar

    Fil’m Hafızası Toronto Turkish Film Festival Ekibi ile Röportaj

    Rabia Elif Özcan
    5 gün önce
  • HABERLER
    Dune 3’ün IMAX Biletleri Dakikalar İçinde Tükendi!
    Haberler

    Dune 3’ün IMAX Biletleri Dakikalar İçinde Tükendi!

    Can Turbay
    36 dakika önce
    45. İstanbul Film Festivali Başladı
    Haberler

    45. İstanbul Film Festivali Başladı

    İrem Naz Güvel
    6 saat önce
    Efsane Geri Dönüyor: İnanılmaz Aile 3 Filminin Vizyon Tarihi Açıklandı!
    Haberler

    Efsane Geri Dönüyor: İnanılmaz Aile 3 Filminin Vizyon Tarihi Açıklandı!

    Can Turbay
    1 gün önce
  • KISA FİLMLER
    Etherna (2025)
    Kısa Filmler

    Etherna (2025)

    Yiğit Aksan
    4 hafta önce
    A Kind of Testament (2023)
    Kısa Filmler

    A Kind of Testament (2023)

    Büşra Yayla
    4 ay önce
    Adisyon (2025)
    Kısa Filmler

    Adisyon (2025)

    Günsu Akçatepe
    7 ay önce
  • SPOTIFY
    • Playlists
    • Podcasts
  • ETKİNLİKLER
    • Dinner Talks
    • Film Hafızası Akademi
    • Keşfetmenin Keyfi
  • GALERİLER
    • BiReplik
    • Bunları Biliyor Muydunuz?
    • Etkinlikler
    • Hafızadan Çıkmayanlar
  • İLETİŞİM
No Result
View All Result
  • ANASAYFA
  • HAKKIMIZDA
    • BİZ KİMİZ?
    • EKİBİMİZ
    • GÖNÜLLÜLÜK İLANLARI
  • FİLM ÖNERİLERİ
    • Aksiyon – Macera
    • Animasyon
    • Belgesel
    • Bilim Kurgu – Fantastik
    • Biyografi – Tarih
    • Drama
    • Erotik
    • Komedi
    • Korku – Gerilim
    • LGBTİ
    • Müzik – Müzikal
    • Romantik
    • Savaş
    • Suç – Gizem
    • Western
    Wolfwalkers (2020)
    Animasyon

    Wolfwalkers (2020)

    Rabia Elif Özcan
    6 gün önce
    Firebrand (2023)
    Biyografi - Tarih

    Firebrand (2023)

    Yaşar Gülveren
    2 hafta önce
    Wake Up Dead Man: A Knives Out Mystery (2025)
    Suç - Gizem

    Wake Up Dead Man: A Knives Out Mystery (2025)

    Zeynep İlay Erken
    2 hafta önce
    Father Mother Sister Brother (2025)
    Komedi

    Father Mother Sister Brother (2025)

    Tülay Işık Kalafat
    4 hafta önce
    Mr. Nobody Against Putin (2025)
    Film Önerileri

    Mr. Nobody Against Putin (2025)

    Tuba Büdüş
    1 ay önce
    Love Is Strange (2014) 
    Film Önerileri

    Love Is Strange (2014) 

    Merve Çolak
    2 ay önce
  • SİNEMA YAZILARI
    • 45. İstanbul Film Festivali
    • Ayvalık Film Festivali 2025
    • 32. Altın Koza
    • 44. İstanbul Film Festivali
    • 25. İzmir Kısa
    • Film Analizleri
    • Eleştiri – İzlenim
    • Liste
    • Özel Dosyalar
    • Röportajlar
    45. İstanbul Film Festivali Günlükleri -1
    45. İstanbul Film Festivali

    45. İstanbul Film Festivali Günlükleri -1

    Fil'm Hafızası
    9 saat önce
    Sınıf Atlamak İsteyen İşçi: Martin Eden (2019)
    Eleştiri - İzlenim

    Sınıf Atlamak İsteyen İşçi: Martin Eden (2019)

    Tülay Işık Kalafat
    2 gün önce
    Fil’m Hafızası Toronto Turkish Film Festival Ekibi ile Röportaj
    Röportajlar

    Fil’m Hafızası Toronto Turkish Film Festival Ekibi ile Röportaj

    Rabia Elif Özcan
    5 gün önce
  • HABERLER
    Dune 3’ün IMAX Biletleri Dakikalar İçinde Tükendi!
    Haberler

    Dune 3’ün IMAX Biletleri Dakikalar İçinde Tükendi!

    Can Turbay
    36 dakika önce
    45. İstanbul Film Festivali Başladı
    Haberler

    45. İstanbul Film Festivali Başladı

    İrem Naz Güvel
    6 saat önce
    Efsane Geri Dönüyor: İnanılmaz Aile 3 Filminin Vizyon Tarihi Açıklandı!
    Haberler

    Efsane Geri Dönüyor: İnanılmaz Aile 3 Filminin Vizyon Tarihi Açıklandı!

    Can Turbay
    1 gün önce
  • KISA FİLMLER
    Etherna (2025)
    Kısa Filmler

    Etherna (2025)

    Yiğit Aksan
    4 hafta önce
    A Kind of Testament (2023)
    Kısa Filmler

    A Kind of Testament (2023)

    Büşra Yayla
    4 ay önce
    Adisyon (2025)
    Kısa Filmler

    Adisyon (2025)

    Günsu Akçatepe
    7 ay önce
  • SPOTIFY
    • Playlists
    • Podcasts
  • ETKİNLİKLER
    • Dinner Talks
    • Film Hafızası Akademi
    • Keşfetmenin Keyfi
  • GALERİLER
    • BiReplik
    • Bunları Biliyor Muydunuz?
    • Etkinlikler
    • Hafızadan Çıkmayanlar
  • İLETİŞİM
No Result
View All Result
Fil'm Hafızası
No Result
View All Result
Home Sinema Yazıları Film Analizleri

Dört Dörtlük Bir Modern Fabl: Zootopia

Artun Bötke Artun Bötke
10 yıl önce
Film Analizleri, Sinema Yazıları
Okuma Süresi: 7 min
0
1
Dört Dörtlük Bir Modern Fabl: Zootopia
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsapp'ta Paylaş

Son zamanlarda yurt içinde ve dışında gerçekleşen olaylar, beni beynimin dipsiz kuyularında uzun yolculuklara çıkartıyor. Tarih, felsefe, politika, teoloji, antropoloji… Bunları aynı potada eriterek düşünmeye çalışıyorum “İnsanlık nereye gidiyor?” diye. Kısıtlı bilgi birikimim insan aklımla birleşince bir yerde tıkanıyorum. Böyle zamanlarda değişik bir bakış açısı, bir nebze olsun ferahlatıyor zihnimi; bulduğum yeni bir düşünce patikasını takip etmeye başlıyorum.

İlginçtir ki bu sefer bana yol gösteren popüler bir animasyon oldu. Disney’in son işi Zootopia (2016) ele aldığı konu ve onu işleyiş biçimiyle farkını hemen belli ediyor. Hayvanların insanlar gibi çalışıp, şehirler kurup, sosyalleşip medenileştiği bir dünyada geçen film, tavşan Judy Hopps’u ana eksenine alıyor. Judy, çocukluğundan beri tüm hayvanların eşit olduğuna inanan bir tavşan. Bu yüzden de fiziksel dezavantajına rağmen azmedip polis oluyor ve aldığı derece sayesinde tüm hayvanların beraber yaşadığı Zootopia metropolüne atanıyor.

zootopia

Öncelikle Zootopia‘nın bir fabl olduğunu belirtmek gerek. Genelde çocukken okuduğumuz Ezop ve La Fontaine’nin ünlü fabllarında hayvanlara insani özellikler verilerek öykü mizahileştirilir. Lakin esas amaç komiklik veya hoş bir öykü anlatıp zaman geçirmek değil, içerdiği kıssadan hisseyi dinleyiciye/okuyucuya aktarmaktır. Böylece hem verilmek istenen mesaj iletilir, hem bir tür sembolizm ile konuya doğrudan bakan kem gözlerden kaçınılır, hem de keyifli bir dinleti verilmiş olunur. Mesela geçen yılın sürpriz yumurtalarından The Lego Movie (2015) oldukça kaliteli bir fabldı.

Tabii her fablda birtakım abartılar, gerçek dışılıklar olur ki bunları amaca giden yoldaki hoşluklar olarak görmek en mantıklısıdır. Zootopia‘da da tüm hayvanların beraber yaşadığı, içinde farklı iklimsel bölgeler olan metropol fikri, filmin adında da anlaşılabileceği üzere uçuk bir ütopya. Lakin tüm hayvanların eşit olduğunu vurgulamak adına da hoş bir fikir olduğunu kabul etmek gerek.

Ufacık tefecik bir tavşan olan Judy, görevlendirildiği karakolda ilk önce hor görülüyor ve park görevine atanıyor. Fakat azmi, zekâsı ve biraz da şansı sayesinde kısa zamanda gerçek bir görev ediniyor: Son zamanlarda kaybolan memelilerden birinin bulunması. Görevi sırasında tanıştığı, yılların sokak dolandırıcısı Nick ile kurduğu gelgitli işbirliği sayesinde olayın aslında hiç de basit olmadığını kavrıyor. Mafya, kült bir tarikat derken işin içinden belediye başkanı bile çıkıyor ve olay çok farklı yerlere dallanıp budaklanıyor.

zootopia-2

Filmin en başarılı tarafı, konuyu oluşturan öğelerin ustaca bir şekilde yerleştirilmesi. Ana karakterimiz Judy’nin, ufak bir hayvan türü olan tavşan ve üstelik kadın olması, karakterin kırılganlığı ve fiziksel dezavantajının altını çizmek adına iyi bir seçim. Nitekim başta âmiri ve ailesi olmak üzere filmin neredeyse tüm diğer karakterleri Judy’yi fiziksel özellikleriyle yargılıyorlar. Ama film bunu başarılı şekilde kullanıyor, böylece Judy kimsenin beklemediğini yaparak boyundan çok büyük olayların içine karışıp ana gizemi çözüyor.

Yine Judy’nin zoraki partneri Nick de gerek işiyle gerekse geçmişiyle hikâyeye başarılı şekilde hizmet ediyor. Nick’in çocukluğunda yaşadığı olayla filmin ana gizeminin örtüşmesi karakteri daha da geliştiriyor. Judy gibi Nick de içinde yara kalmış çocukluğuyla yüzleşme şansı elde ediyor, bunun sebep olduğu kompleksin üstesinden gelerek geçmişini geride bırakıyor ve geleceğe umut dolu bir adım atıyor.

Filmin keyfini biraz kaçıracak olsam da ana gizeme biraz girmek zorundayım ki yazının esas kısmına (fablın kıssadan hissesine) geçebileyim. Judy ve Nick, kaybolan memeliler davasını araştırırken bu memelilerin âniden delirip etrafa saldırdıklarını keşfediyorlar ve tüm bu memeliler evrimsel süreçte etoburlar, yani başka hayvanları yiyerek beslenen türlere mensuplar. Fakat neden ve nasıl delirdikleri bilinmiyor. Ellerindeki tek ortak nokta da avcı türlerde sürekli bu semptoma rastlanması. Tabii ömrü boyunca önyargılarla boğuşan Judy’nin bile aklından bu hastalığın, evrimin bir şekilde geri adım atmasıyla oluşabileceği geçiyor. Bu teori de Zootopia halkının yüzde onunu oluşturan avcı türler üzerine bir kabus gibi çöküyor ki o hayvanlardan biri de bir tilki olan Nick.

zootopia-4

İlk bakışta anlaşılabileceği üzere filmin verdiği ilk mesaj, önyargıların ne kadar yanıltıcı olabileceği ve ne gibi sonuçlara yol açabileceği. Hatta film, önyargıya devamlı maruz kalan birinin bile bu tongaya kolaylıkla düşebileceğini gösteriyor. Herkesin bildiği üzere bir kişi hakkındaki ilk izlenim, kişi hakkındaki düşüncelerin temelini oluşturur ve bunda tamamen izlenimi yapan kişinin geçmişi ile hayata bakışı ağır basar. Çarpıcı bir örnek vermek gerekirse eşcinsellik karşıtı biri, bir eşcinselle ilk tanıştığında aklına hemen aşağılayıcı şeyler gelir, hatta bunları ifade etmekten hiç çekinmez. Lakin bu oldukça yanlış tutuma sürekli maruz kalan eşcinsel de yeri geldiğinde önyargılarına teslim olabilir.

Fakat Zootopia‘nın esas mesajı çok daha çarpıcı. Çoğu filmin zaman nüvesini barındıran epilog sahnesine bakalım ilk önce. Çocuk Judy, kendi sahnelediği piyeste hayvanların tarihsel süreçte av-avcı ilişkisine sahip olduklarını ama Zootopia’nın kurulmasıyla bu ilişkinin geride bırakılıp modern dünyada herkesin, istediği kişi olabileceğini anlatıyor. Filmin genelinde işlenen de evrimsel sürecin geldiği bu noktaya uygun davranmamız gerektiği. Judy’nin şehrin mafya babalarından biriyle tanıştığı sahne, bu durumu güzel bir şekilde hicvediyor. Babanın huzuruna Nick ile birlikte çıkartılan Judy, Nick’e babanın odaya giren kutup ayılarından hangisi olduğunu soruyor. Nick hiçbiri olmadığını belirtirken baba, odaya son giren devasa kutup ayısının avucunda, en akla gelmeyecek hayvan olarak beliriyor: Bir fare!

zootopia-5

Nasıl Zootopia metropolü, hayvanların hangi türe mensup olduklarından bağımsız, hep beraber sosyalleştikleri bir şehir ise dünyanın geneline de öyle bakabiliriz. Evrimsel süreçte şehirleşme, insanlık adına önemli bir tarihsel basamaktır. O zamana kadar tüm işlerini kendisi hâlletmek zorunda olan birey, sosyalleşme ve bir arada yaşama olgusu ile birlikte tek bir uğraşa odaklanabilmiştir. Diğer ihtiyaçlarını ise öteki bireylerden sağlamıştır. Böylece oluşagelen bu komün yaşamında her birey, diğerine bağımlıdır. Avukat olan biri, diğer bireylerin kanun karşısındaki sorunlarını çözmesine yardım ederken barınma, beslenme, eğitim, sağlık ve bir sürü alandaki ihtiyaçlarını başka bireylerden sağlamaktadır. Bu düzen -çoğunluk böyle görmek istemese de- her bireyin bir görevinin, dolayısıyla söz hakkının olduğu bir sistemi doğurmaktadır ki buna demokrasi diyoruz.

Lakin bugün çoğu demokrasi savunucusu (demokrat) bile insanlığın bu evrimsel sürecini es geçip demokrasinin sadece seçilen zümrenin yönetme hakkı olduğunu söyler. Oysaki böyle bir düşünce -başta Tocqueville olmak üzere politik felsefe üzerine kafa yoranların belirttiği üzere- demokrasiyi değil, çoğunluğun güç sahibi olduğu bir düzeni belirtir. Bu durumda ise küçük bir kesim dahi olsa toplumun bir bölümüne söz hakkı verilmediğinden düzen -er ya da geç- bozulmaya mahkûmdur. İnsanlık tarihi bunun nice örneğiyle dolup taşmasına rağmen gücün büyüsüne kapılıp kendisini diğerlerinden üstün gören insanlar ve zümreler hep olagelmiştir. Son yıllarda yaşadığımız ve artık sokağımıza kadar taşınan küresel savaş hâli, zamanında söz hakkı verilmediği için yıllarca diğerlerine bilenen, güçlenince de tüm hırsıyla gözü dönmüş şekilde önüne gelene saldıran zümrelerce tetiklenmiştir. Biraz geriye çekilip güncel dünya politikasını incelediğinizde bu basit gerçekle karşılaşmak sinirlerinizi bozacaktır. Ama bu durumda bile -yine çoğunluğun düşündüğü gibi- bu çatışmalara sebep olanları daha da ezip yok etmeye çalışmak yerine tüm insanlığı birleştirici eylemlere odaklanılmalıdır. Diğer türlü, kısa vadede sorunlar çözülmüş gibi gözükse de bir süre sonra daha şiddetli bir şekilde yine vuku bulacaktır. Güç uğruna diğer insanları yok saymak, onlara söz hakkı vermemek, yaşam haklarının bile olmadığını düşünmek insanlığın beraber yaşama şekline terstir ve bu yüzden de hep geri tepecektir.

zootopia-6

Zootopia‘ya dönecek olursak, filmin sonlarına doğru ortaya çıkan esas kötümüzün söyledikleri tüm yazdıklarımın özeti sanki. Ona göre yıllarca avcı türler tarafından hor görülen, sayıca üstün olmalarına rağmen yine de ikinci plana atılan av türlerinin tam hakimiyeti için zamanı gelmiştir. Böylece kurduğu komploya -kendisine göre- sağlam bir altyapı oluşturmuştur. Gerçekten haklı mı sizce? Kısasa kısas, en doğru ceza yöntemi mi?

Ülkemizin art arda yaşadığı son derece korkunç olayların akabinde bir nebze olsun neşelenmek, gerçeğin vahşetinden birkaç saat olsun kaçabilmek için izledim Zootopia‘yı. Beni oldukça eğlendirse de yeni sorular da yarattı kafamda. (Galiba yaşadığımız bu savaş hâli tüm faaliyetlerimizi, eylemlerimizi ve hatta ilişkilerimizi etkileyecek artık.) Filmin bu düşündüren tavrı beni daha çok kendisine çekti. Ayrıca başarılı senaryosu ve abartıya kaçmayan ama göz dolduran görselliğini çok takdir ettim. Has sinefiller için hazırlanmış The Godfather (1971), Giant (1956) ve Breaking Bad (2008-2013) göndermeleri ve tembel hayvanların hakimiyetindeki trafik bürosu sahnesi gibi başarılı espri depoları da filmin başka önemli artılarından. Şimdiden yılın önemli yapımlarından biri olduğunu düşünüyorum.

Artun Bötke

1984'te İzmir'de doğdu. 2008'de İTÜ Makine Mühendisliği'nden mezun oldu. Halen mühendislik yapmasına karşın, çocukluk tutkusu sinemadan hiç vazgeçmedi. Sinema üzerine düşünmeyi, eleştiri ve denemeler yazmayı hep sürdürdü. Kendi sitesinde bunların yanında gezi yazıları başta olmak üzere, hayatından notlar yazmaya devam ediyor. Öncelikle de kendini 'koca evrende yaşayan küçücük bir insan' olarak tanımlıyor.

Etiketler: animasyonartun bötkebyron howarddisneyfabljared bushrich moorezootopia
Artun Bötke

Artun Bötke

1984'te İzmir'de doğdu. 2008'de İTÜ Makine Mühendisliği'nden mezun oldu. Halen mühendislik yapmasına karşın, çocukluk tutkusu sinemadan hiç vazgeçmedi. Sinema üzerine düşünmeyi, eleştiri ve denemeler yazmayı hep sürdürdü. Kendi sitesinde bunların yanında gezi yazıları başta olmak üzere, hayatından notlar yazmaya devam ediyor. Öncelikle de kendini 'koca evrende yaşayan küçücük bir insan' olarak tanımlıyor.

YazarınDiğer Yazıları

    Geçmişten Bugüne Filmekimi’nde Gösterilmiş 14 Önemli Film

    Geçmişten Bugüne Filmekimi’nde Gösterilmiş 14 Önemli Film

    28 Eylül 2016
    Bir Sahne: Peşinde Koşulan Amy’ler

    Bir Sahne: Peşinde Koşulan Amy’ler

    3 Eylül 2016
    Onun Adı Bourne, Jason Bourne

    Onun Adı Bourne, Jason Bourne

    3 Ağustos 2016
Sonraki Yazı
Er ist wieder da (2015)

Er ist wieder da (2015)

Yorumlar 1

  1. büşra says:
    2 yıl önce

    çok üzel bir özet

    Yanıtla

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Editörün Seçtikleri

45. İstanbul Film Festivalinde İzlenmesi Gerekenler

45. İstanbul Film Festivalinde İzlenmesi Gerekenler

Fil'm Hafızası
31 Mart 2026

Film Ekibi ile Sarı Zarflar (2026) Filmi Hakkında Söyleşi

Film Ekibi ile Sarı Zarflar (2026) Filmi Hakkında Söyleşi

Tuba Büdüş
29 Mart 2026

Rüyadan Gerçeğe: On Body and Soul (2017)

Rüyadan Gerçeğe: On Body and Soul (2017)

Selin Tanyeri
18 Şubat 2024

On Emir, On Başyapıt: Dekalog (1988-1990)

On Emir, On Başyapıt: Dekalog (1988-1990)

Rabia Elif Özcan
17 Temmuz 2018

Derinin Altındaki Jonathan Glazer: Under The Skin

Derinin Altındaki Jonathan Glazer: Under the Skin

Fırat Terzioğlu
2 Nisan 2014

  • Hakkımızda
  • Gizlilik Politikası
  • KVKK
  • Çerez Politikası
  • İletişim

Fil'm Hafızası © 2023

No Result
View All Result
  • Fil’m Hafızası – Keşfetmenin Keyfi
  • Hakkımızda
    • Hakkımızda
    • Ekibimiz
    • Gönüllülük İlanları
  • Film Önerileri
    • Aksiyon – Macera
    • Animasyon
    • Belgesel
    • Bilim Kurgu – Fantastik
    • Biyografi – Tarih
    • Drama
    • Erotik
    • Komedi
    • Korku – Gerilim
    • LGBTİ
    • Müzik – Müzikal
    • Romantik
    • Savaş
    • Suç – Gizem
    • Western
  • Sinema Yazıları
    • Ayvalık Film Festivali 2025
    • 32. Altın Koza
    • 44. İstanbul Film Festivali
    • 25. İzmir Kısa
    • Film Analizleri
    • Eleştiri – İzlenim
    • Liste
    • Özel Dosyalar
    • Röportajlar
  • Haberler
  • Kısa Filmler
  • Spotify
    • Podcasts
    • Playlists
  • Etkinlikler
    • Dinner Talks
    • Film Hafızası Akademi
    • Keşfetmenin Keyfi
  • Galeri
    • BiReplik
    • Bunları Biliyor Muydunuz?
    • Etkinlikler
    • Hafızadan Çıkmayanlar
  • İletişim

Fil'm Hafızası © 2023

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Create New Account!

Fill the forms below to register

All fields are required. Log In

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In