Yaşlı Adam ve “Ada”

Yaşlı adam uyandığında Manolin’i başucunda buldu. Çocuğun uzattığı kahveyi içti. Boğazını yakan, itirafın acı tadıydı: -Yendiler beni Manolin. Gerçekten yendiler. “Yaşlı Adam ve Deniz”den…   O âna dek vicdanının derinlerinde sızlayan yaraları gölgelemiş olan yaşlı adam, teknesine atlayıp denize açıldığında yazgısının onu kendisiyle yüzleştireceğini biliyor muydu? Günün ilk ışığıyla birlikte …

DEVAMI →

Çoğunluğun Devinimi: Mağdur, Muhteris, Muktedir

“Dürüstlük, ‘çoğunluk’ için içsel bir erdem değil, sosyal bir pozdur.” Baltasar Gracian ‘Çoğunluk’ devlet babanın gölgesinde kendi vasatını yaratan bir kurum. Osmanlı’dan günümüze, muktedir olan babalar ile oğullarının ve onların da oğullarının kısır döngülü bir güncel tasviri. Ergenlikten çıkamamış bir toplumun, çıtlatıp tükürmemek adına, aile çekirdeğini açılmayan kanatlarının altında sıkıştırarak …

DEVAMI →

Tutunabildiğim Yere, “Nefesim Kesilene Kadar”

Hayat, kimi zaman insana seçme şansı sunar. İkisi de birbirinden beter iki seçenek verir. Ancak hangisini seçersen seç, düşeceğin dipsiz kuyu en başından bellidir. Çünkü sen daha iyi olanını seçemeden o, neye karar vereceğinin yörüngesini çizmiş, “Düş!” emrini çoktan vermiştir. Hayat, kimi zaman insana seçme şansı da tanımaz. Zaten doğduğunda …

DEVAMI →

Dört Dörtlük Bir Modern Fabl: Zootopia

Son zamanlarda yurt içinde ve dışında gerçekleşen olaylar, beni beynimin dipsiz kuyularında uzun yolculuklara çıkartıyor. Tarih, felsefe, politika, teoloji, antropoloji… Bunları aynı potada eriterek düşünmeye çalışıyorum “İnsanlık nereye gidiyor?” diye. Kısıtlı bilgi birikimim insan aklımla birleşince bir yerde tıkanıyorum. Böyle zamanlarda değişik bir bakış açısı, bir nebze olsun ferahlatıyor zihnimi; …

DEVAMI →

Hayal Dünyasının Başrolü: Gişe Memuru

Makine gibi tıkır tıkır işleyen bir adamın, kendi rutininin içine yaydığı kasvet ve tabii ki tüm yaşadıklarına rağmen sağlıklı kalabilme çabası. Gişe Memuru (2010); başrolüne yerleştirdiği Kenan (Serkan Ercan) vesilesiyle, toplumdaki rolü belli olan ve bu rolün dışına çıkmak için çaba göstermeyen insanların monoton hayatlarına özgün bakış açısıyla bir eleştiri …

DEVAMI →

Bir Sahne: Nadide Anlar

Takdir vakti gelir; ölüm, Nadide’den eşini alır. Nadide ve hayatı, bir evde baş başa kalır. Ve kalanlara Nadide’nin, elindeki bu hayatla ne yapacağı sorulur:         -Sizce Nadide bundan sonra ne yapsın?         –Bir koltukta kocasın. Yasımı tutsun. Öyle, bir köşede yaşlanıp gitsin. Ara sıra …

DEVAMI →

Bir Hayalperest Öykü: La science des rêves

Yazıyı okurken filmin soundtrackini arka plana atmanızı öneririm. Film bittikten sonra yüzünüzde beliren tebessümü geri getiriyor olacak.  The Velvet Underground’ın After Hours’ını küçük bir değişiklikle duymak bile tekrar dinlemek için iyi bir neden. Türkçeye Rüya Bilmecesi ismiyle çevrilmiş, bu sene 10. yaşını kutlayacak olan La science des rêves, Fransız yönetmen …

DEVAMI →

İnsanlığın En Büyük Utancı: Shame

Kaybedilen kişi size ne kadar yakınsa o kadar hayatınızı etkilediğini hiç fark ettiniz mi? Bir arkadaşınızın dedesi ölse yine üzülürsünüz ama bu üzüntü birkaç dakikayı geçmez. Ya kendi dedeniz ölse? Bir hafta mı, yoksa daha uzun mu? Ya babanız, anneniz, kardeşiniz, can arkadaşınız, eşiniz, çocuğunuz? İnsanı diğer canlılardan ayıran en …

DEVAMI →

Seyrin Başı Süluk, Sonu Vusul: Takva

“Ey iman edenler! Adil şahidler olarak, Allah için, hakkı ayakta tutun. Bir topluluğa olan kininiz, sizi adaletten alıkoymasın. Adalet yapın. O, takvaya daha yakındır. Allah’tan korkup sakının. Şüphesiz Allah, yapmakta olduklarınızdan haberi olandır.” (Maide 5/8) İslam; inancın merkeze alındığı bir yaşamda, her canlının eşit fıtratta var olduğunu söyler bizlere. İşte …

DEVAMI →

Bir Sahne: Uçup Giden Fanteziler

Gerçekler ve hayaller…Hemen herkesin içinde bulunduğu büyük ikilem. Üstelik gün geçtikçe içinden çıkılması daha da zorlaşıyor. Dijital hayatın şiddeti giderek artan imaj bombardımanı altında, her tarafımız hayallerle çevrili. Diziler, filmler, kitaplar, şarkılar, dergiler, billboardlar, internet siteleri, mobil uygulamalar… Hepsi bize kendi hayallerini satmaya çalışıyor. Oysaki hepsinin karşısında birbirinden son derece …

DEVAMI →