Fil'm Hafızası
  • ANASAYFA
  • HAKKIMIZDA
    • BİZ KİMİZ?
    • EKİBİMİZ
    • GÖNÜLLÜLÜK İLANLARI
  • FİLM ÖNERİLERİ
    • Aksiyon – Macera
    • Animasyon
    • Belgesel
    • Bilim Kurgu – Fantastik
    • Biyografi – Tarih
    • Drama
    • Erotik
    • Komedi
    • Korku – Gerilim
    • LGBTİ
    • Müzik – Müzikal
    • Romantik
    • Savaş
    • Suç – Gizem
    • Western
    Love Is Strange (2014) 
    Film Önerileri

    Love Is Strange (2014) 

    Merve Çolak
    4 hafta önce
    The New Yorker at 100 (2025)
    Belgesel

    The New Yorker at 100 (2025)

    Selin Tanyeri
    1 ay önce
    The Wandering Earth (2019)
    Bilim Kurgu - Fantastik

    The Wandering Earth (2019)

    Nesrin Karadağ
    1 ay önce
    Confession (2022)
    Korku - Gerilim

    Confession (2022)

    Rabia Elif Özcan
    2 ay önce
    Prince of Darkness (1987)
    Film Önerileri

    Prince of Darkness (1987)

    İpek Ömercikli
    3 ay önce
    Decision To Leave (2022)
    Film Önerileri

    Decision To Leave (2022)

    Ayşe Yapışık
    3 ay önce
  • SİNEMA YAZILARI
    • Ayvalık Film Festivali 2025
    • 32. Altın Koza
    • 44. İstanbul Film Festivali
    • 25. İzmir Kısa
    • Film Analizleri
    • Eleştiri – İzlenim
    • Liste
    • Özel Dosyalar
    • Röportajlar
    Eşiklerin Poetikası: Geçilemeyen Sınırlar
    Liste

    Eşiklerin Poetikası: Geçilemeyen Sınırlar

    Ayşe Yapışık
    6 saat önce
    Maskelerin Ardında Bir Evlilik: Eyes Wide Shut (1999)
    Eleştiri - İzlenim

    Maskelerin Ardında Bir Evlilik: Eyes Wide Shut (1999)

    Zeynep İlay Erken
    2 gün önce
    O Da Bir Şey Mi (2025): Ben Elitim!
    Film Analizleri

    O Da Bir Şey Mi (2025): Ben Elitim!

    Tülay Işık Kalafat
    5 gün önce
  • HABERLER
    Altın Ayı Ödüllü Sarı Zarflar 27 Mart’ta Sinemalarda!
    Haberler

    Altın Ayı Ödüllü Sarı Zarflar 27 Mart’ta Sinemalarda!

    Elif Arı
    2 saat önce
    Tom Hanks, Lincoln In The Bardo Uyarlamasında Abraham Lincoln’e Hayat Verecek!
    Haberler

    Tom Hanks, Lincoln In The Bardo Uyarlamasında Abraham Lincoln’e Hayat Verecek!

    Ulaş Ceylan
    7 saat önce
    Chalamet ve McConaughey Yorumladı: Telefon Ekranı Film Yapısını Değiştiriyor mu? 
    Haberler

    Chalamet ve McConaughey Yorumladı: Telefon Ekranı Film Yapısını Değiştiriyor mu? 

    Evin Arslan
    20 saat önce
  • KISA FİLMLER
    A Kind of Testament (2023)
    Kısa Filmler

    A Kind of Testament (2023)

    Büşra Yayla
    3 ay önce
    Adisyon (2025)
    Kısa Filmler

    Adisyon (2025)

    Günsu Akçatepe
    5 ay önce
    Teamül (2023)
    Kısa Filmler

    Teamül (2023)

    Günsu Akçatepe
    6 ay önce
  • SPOTIFY
    • Playlists
    • Podcasts
  • ETKİNLİKLER
    • Dinner Talks
    • Film Hafızası Akademi
    • Keşfetmenin Keyfi
  • GALERİLER
    • BiReplik
    • Bunları Biliyor Muydunuz?
    • Etkinlikler
    • Hafızadan Çıkmayanlar
  • İLETİŞİM
No Result
View All Result
  • ANASAYFA
  • HAKKIMIZDA
    • BİZ KİMİZ?
    • EKİBİMİZ
    • GÖNÜLLÜLÜK İLANLARI
  • FİLM ÖNERİLERİ
    • Aksiyon – Macera
    • Animasyon
    • Belgesel
    • Bilim Kurgu – Fantastik
    • Biyografi – Tarih
    • Drama
    • Erotik
    • Komedi
    • Korku – Gerilim
    • LGBTİ
    • Müzik – Müzikal
    • Romantik
    • Savaş
    • Suç – Gizem
    • Western
    Love Is Strange (2014) 
    Film Önerileri

    Love Is Strange (2014) 

    Merve Çolak
    4 hafta önce
    The New Yorker at 100 (2025)
    Belgesel

    The New Yorker at 100 (2025)

    Selin Tanyeri
    1 ay önce
    The Wandering Earth (2019)
    Bilim Kurgu - Fantastik

    The Wandering Earth (2019)

    Nesrin Karadağ
    1 ay önce
    Confession (2022)
    Korku - Gerilim

    Confession (2022)

    Rabia Elif Özcan
    2 ay önce
    Prince of Darkness (1987)
    Film Önerileri

    Prince of Darkness (1987)

    İpek Ömercikli
    3 ay önce
    Decision To Leave (2022)
    Film Önerileri

    Decision To Leave (2022)

    Ayşe Yapışık
    3 ay önce
  • SİNEMA YAZILARI
    • Ayvalık Film Festivali 2025
    • 32. Altın Koza
    • 44. İstanbul Film Festivali
    • 25. İzmir Kısa
    • Film Analizleri
    • Eleştiri – İzlenim
    • Liste
    • Özel Dosyalar
    • Röportajlar
    Eşiklerin Poetikası: Geçilemeyen Sınırlar
    Liste

    Eşiklerin Poetikası: Geçilemeyen Sınırlar

    Ayşe Yapışık
    6 saat önce
    Maskelerin Ardında Bir Evlilik: Eyes Wide Shut (1999)
    Eleştiri - İzlenim

    Maskelerin Ardında Bir Evlilik: Eyes Wide Shut (1999)

    Zeynep İlay Erken
    2 gün önce
    O Da Bir Şey Mi (2025): Ben Elitim!
    Film Analizleri

    O Da Bir Şey Mi (2025): Ben Elitim!

    Tülay Işık Kalafat
    5 gün önce
  • HABERLER
    Altın Ayı Ödüllü Sarı Zarflar 27 Mart’ta Sinemalarda!
    Haberler

    Altın Ayı Ödüllü Sarı Zarflar 27 Mart’ta Sinemalarda!

    Elif Arı
    2 saat önce
    Tom Hanks, Lincoln In The Bardo Uyarlamasında Abraham Lincoln’e Hayat Verecek!
    Haberler

    Tom Hanks, Lincoln In The Bardo Uyarlamasında Abraham Lincoln’e Hayat Verecek!

    Ulaş Ceylan
    7 saat önce
    Chalamet ve McConaughey Yorumladı: Telefon Ekranı Film Yapısını Değiştiriyor mu? 
    Haberler

    Chalamet ve McConaughey Yorumladı: Telefon Ekranı Film Yapısını Değiştiriyor mu? 

    Evin Arslan
    20 saat önce
  • KISA FİLMLER
    A Kind of Testament (2023)
    Kısa Filmler

    A Kind of Testament (2023)

    Büşra Yayla
    3 ay önce
    Adisyon (2025)
    Kısa Filmler

    Adisyon (2025)

    Günsu Akçatepe
    5 ay önce
    Teamül (2023)
    Kısa Filmler

    Teamül (2023)

    Günsu Akçatepe
    6 ay önce
  • SPOTIFY
    • Playlists
    • Podcasts
  • ETKİNLİKLER
    • Dinner Talks
    • Film Hafızası Akademi
    • Keşfetmenin Keyfi
  • GALERİLER
    • BiReplik
    • Bunları Biliyor Muydunuz?
    • Etkinlikler
    • Hafızadan Çıkmayanlar
  • İLETİŞİM
No Result
View All Result
Fil'm Hafızası
No Result
View All Result
Home Sinema Yazıları Liste

Eşiklerin Poetikası: Geçilemeyen Sınırlar

Ayşe Yapışık Ayşe Yapışık
6 saat önce
Liste, Sinema Yazıları
Okuma Süresi: 11 min
0
0
Eşiklerin Poetikası: Geçilemeyen Sınırlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsapp'ta Paylaş

Adım atmak sadece bedenin bir noktadan diğerine taşınması değil, bir “eşikten” geçme cesaretiyle başlayan zihinsel bir eylemdir. Sinema da pek çok anlatı disiplini gibi, bir yolculuk vaadi üzerine kuruludur. Çoğunlukla “varış noktasına” odaklanan ana akım anlatıların aksine modern sinema; karakterlerini varılan yerin değil, geçilen sınırın tam üzerinde, o tekinsiz boşlukta konumlandırmayı seçmiştir.

Modern dünya, bireye her zaman net tanımlar, somut aidiyetler ve ulaşılması gereken kesin hedefler vadetti. Ancak bu hız ve sonuç odaklılık, insanı “eşikte durmanın” sunduğu o saf hakikatten ve insan olma durumundan uzaklaştırdı. Birey, bir yere ait olmaya çalıştıkça, aslında kendi içindeki o geçiş alanlarını, yani “arada kalmışlıklarını” kaybetti. Gitgide durağanlaşan bir kimlik arayışının içinde, fiziksel sınırların, duygusal kararların ve toplumsal normların yarattığı eşikler, aşılması gereken engeller olarak görüldü. Oysa insanın en dürüst hikâyesi, tam da bir kapıdan diğerine geçerken, bir karardan diğerine sürüklenirken ya da iki coğrafya arasında bir köprüde dururken yazılır.

Bazı filmler ise gücünü bir sonuca varmaktan değil, o “eşikte” kalmanın yarattığı gerilimden ve özgürlükten alırlar. Aidiyetini kaybetmiş karakterlerin, iki duygu veya iki kimlik arasında verdiği o sessiz savaşı merkeze alan bu yapımlar; yolun kendisinin, varılan menzilden daha çok şey anlattığına inanır. Bu anlayışta sınırlar sadece pasaportlarla geçilmez; bazen bir sisin içinde, bazen bir karavanın darlığında, bazen de bir adalet arayışının tereddüt çizgilerinde aşılır. Liste yazımda, kendilerini bir varış noktasına değil, eşiklerin poetikasına bırakan karakterlere ve sınırların hem birleştirici hem de ayırıcı gücünü hisseden filmlere yer vermeye çalıştım. Keyifli okumalar.

Perfect Days (Yön. Wim Wenders, 2023)

Wim Wenders’in yönetmenliğini, senaryosunu ise Takuma Takasaki’nin Wim Wenders’le birlikte üstlendiği Perfect Days (2023), Almanya-Japonya ortak yapımı bir başyapıt niteliğindedir. Başrol oyuncusu Kôji Yakusho’ya Cannes Film Festivali’nde En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü getiren yapım, seyirciyi Hirayama’nın yalın ve rasyonel dünyasına davet eder. Tokyo’da umumi tuvalet temizleyicisi olarak çalışan Hirayama, yaşadığı hayattan samimi bir tatmin duyan ve mevcut döngüsünün sükûnetine teslim olan bir karakterdir. Kitaplar, kasetler ve analog fotoğraflarla örülü dünyasında yaşamı; dijital çağın hızına inat, yavaşlığın estetiğiyle deneyimlemeyi seçer.

“Durmak” eyleminin her geçen gün daha da imkânsızlaştığı bir dünyada Hirayama, durabilmenin ve ânın içinde kalabilmenin birincil yolunu bulmuştur. Onun monoton rutini, aslında bir hapis değil, ruhsal bir özgürlük alanıdır. Hirayama, monoton rutin ile spiritüel huşu arasındaki o ince eşikte, adeta dingin dalgalar gibi süzülür. Bu dalgalanma esnasında savrulmaz, aksine hayatın getirdiği kırılmaları ve rutin dışı karşılaşmaları büyük bir olgunlukla kabul ederek onları “göğsünde yumuşatır”. Biz Hirayama’yı izlerken insan doğasına bir adım kadar yakın hissederken onun bu idealize edilmiş huzuruna bir o kadar uzak kalmanın hüznünü yaşarız.

Crossing (Yön. Levan Akın, 2024)

Levan Akın’ın yönetmenliğini üstlendiği ve dünya prömiyerini 74. Berlin Uluslararası Film Festivali’nde gerçekleştiren Crossing (2024), izleyiciyi Gürcistan’ın kırsalından İstanbul’un kaotik ama sağaltıcı sokaklarına uzanan bir arayışa davet eder. Emekli bir öğretmen olan Lia, kaybolan yeğeni Tekla’yı bulmak üzere yola çıktığında, bu yolculuğa annesini bulma umuduyla genç Achi de dâhil olur. İkilinin bu bilinmezliklerle dolu serüveni, sadece bir “bulma” hikâyesi değil, aynı zamanda kültürel, kuşaksal ve kimliksel bir yüzleşme anlatısıdır.

Lia için İstanbul, dilini, yolunu ve kurallarını bilmediği bir coğrafyada, yeğenine kavuşma isteği kadar kendi geçmişi ve önyargılarıyla hesaplaşma zorunluluğunu da temsil eder. Yeğeni Tekla ise cinsel kimliği nedeniyle vatanında bir yer edinememiş, çareyi İstanbul’un tekinsiz ama ona bir “yaşam alanı” sunan dehlizlerinde kendi kimliğini inşa etmekte bulmuştur. Film boyunca Tekla’nın (ve ona yardım eden Avukat Evrim’in) varlığı, toplumun dayattığı kimliklerin ötesine geçme çabasının bir sembolü hâline gelir. Karakterler, yabancılık hissinin ve toplumsal beklentilerin eşiğinde durarak yaşamaya devam etmenin bir yolunu bulmak zorundadır. Sadece Tekla değil; Lia ve Achi de bu yolculuk süresince kuşaklar arası uçurumlardan ve katı toplumsal cinsiyet rollerinden oluşan o kritik eşikleri geçerler. İstanbul burada sadece bir fon işlevi görmez; kaybolanların, saklananların ve kendini yeniden inşa edenlerin sığındığı o devasa, “transit” bir limandır.

Happy Together (Yön. Wonng Kar Wai, 1997)

Happy Together (1997), yönetmenliğini Wong Kar-wai’nin yaptığı ve yönetmenin sinematografisini anlamak açısından güçlü bir anlatım sunan filmidir. Hikâye; birbirine tutkulu duygular besleyen Lai Yiu-fai (Tony Leung Chiu-wai) ve Ho Po-wing (Leslie Cheung) arasında geçer. Ho ve Lai, ilişkileri başlayalı çok olmamasına rağmen defalarca ayrılıp barışırlar. Ho’nun her defasında Lai’ye “Yeniden başlayalım,” demesine Lai karşı koyamaz ve döngü başa sarar. Beraber Iguazu Şelalesi’ne gitmenin hayalini kuran âşıklar, bir ayrılığın ardından yaşanan kavuşmayla beraber yola koyulurlar. Fakat bu esnada kaybolurlar ve şelaleye varamazlar. Yeniden başlama umuduyla çıktıkları bu yolda yine Ho’nun ayrılık talebi üzerine ilişkilerine ara verirler. Oldukça toksik ilerleyen ilişkide, Lai’nin her defasında kendisini çiğneyerek Ho’ya gitmesiyle hikâye tükenmeye başlar. Lai’nin aşkı artık kendisinin dahi kurtulamayacağı bir bağımlılığa dönüşür.

Ne Ho ile olabilir ne de onsuz… Wai, fazla insani olan ilişkide aşkın dahi üstesinden gelemeyeceği durumları irdeler. Çünkü aşk duygusu o kadar güçlü bir duygudur ki bazen insan olduğumuzu unutup o duyguyla bütün dünyayı değiştirebileceğimize inanırız. O duyguyla, üstesinden gelinmeyecek duygu ve insan yoktur sanki. Fakat bir gün o duygu kocaman bir kaya parçasına çarpar ve öznesiyle beraber darmadağın olur. İşte o zaman aşktan daha güçlü durumların ve bir yaşam gerçeğini kabul etmek durumunda kalırız. Lai’nin duyguları, Ho’nun kendisine yaklaşımıyla aşkın öznesinde paramparça olur. Wai, Lai ve Ho’nun dünyasını sadece karakterler çevresinde örer. Toplumu ve normlarını dâhil etmez. Fakat seyirci orada olmasa da toplumun gözlerini aşıkların üstünde hisseder. Lai ve Ho’nun aşkı; kendilerine bir yer, yurt ve özgürlük getirmez. Bunun umudu ve hüznüyle tüm bunların eşiğinde bir yer bulmaya çalışırlar.

Türünün oldukça özgün örneklerinden biri olan Happy Together, seyir zevkiyle de oldukça etkileyici bir yapımdır.

Joyland (Yön. Saim Sadiq, 2022)

Cannes Film Festivali’nden birçok ödülle dönen Joyland (2022), oldukça geleneksel bir toplum ve aile dinamiğine sahip olan Pakistan’da geçer. Haider, ailesini geçindirmek zorunda olan ve bir işte çalışması için üzerinde büyük bir baskı kurulan biridir. Eşi Mumtaz, bu yükü kendisinden daha fazla taşımaktadır. Geleneksel ve ataerkil toplumda kadınların daha güçlü bir konumda olması, erkeğin “erkekliğinin” aşağılanmasıyla sonuçlanır. Haider de aynı duygularla savaşmak zorunda kalır.

Haider, çözümü karısından gizli olarak erotik bir dans tiyatrosunda çalışmakta bulur ve burada Biba isminde trans bir sanatçıya âşık olur. Bu ilişki, hem Haider’in kendi içinde yıllardır bastırdığı duygu ve arzularını hem de toplumsal bağlamdaki çatışmaları gün yüzüne çıkarır. Haider, giderek karısına ve kendisine yabancılaşmaya başlar. Joyland, seyircisini toplumsal cinsiyet rollerinin, aile içi kuşak çatışmalarının ve bastırılmış duyguların panoramasına davet eder. Aşk, benlik ve kimlik arasında sıkışan karakterler hem kendi zaaflarıyla hem de toplumun çürümeye yüz tutan, fakat hâlâ güçlü olan normlarıyla yüzleşmek zorunda kalır.

Pakistan’ın muhafazakâr yapısı içinde Haider ve Biba arasındaki bağ, cinsiyet rollerinin ve geleneklerin çizdiği katı sınırları ihlal eder. Film, arzunun sadece bedensel değil, toplumsal bir “sınır ihlali” olduğu o tehlikeli eşiği merkezine alır.

Nomadland (Yön. Chloe Zhao, 2020)

Chloé Zhao’nun yönetmenliğini üstlendiği ve kendisine En İyi Film Oscar’ını getiren Nomadland (2020), sarsıcı bir yol hikâyesi üzerine kuruludur. Yapım, eşinin ölümüyle evsiz kalıp Amerika Birleşik Devletleri’nde karavanıyla dolaşan Fern’in (Frances McDormand) yaşamına odaklanır. Zhao’nun Jessica Bruder’in kitabından uyarladığı film; yurtsuzluğun içinde bir yaşam kurmaya, bir “ev” inşa etmeye çalışan bir kadının çabasını şiirsel ve gerçekçi bir gözden aktarır. Yerleşik bir yaşama sahip olmamanın evsiz olmakla eş değer görüldüğü bir anlayışta Fern; “Evsiz değilim, sadece bir evim yok. İkisi farklı şeyler,” der. Evin dört duvar içinde bir alan olmadığını, bir yaşam stili ve bir his olduğunu aktaran Fern, “evsiz olmak” ve “evi olmamak” arasındaki o ince eşikte gezinirken kendi içinde bir yurt kurar. Bu soyut yurtta mutlu ve dingin bir yaşam sürmek ister.

Fern için evi bir karavandır. Ancak bu karavan sadece bir araç değil, geçmişin yasını tutmak ile geleceğe sürüklenmek arasındaki eşiktir. Nomadland, kapitalist düzenin dışına itilenlerin; doğanın ve yolların sunduğu o tekinsiz ama özgür “eşikte” nasıl hayatta kaldıklarını inceler. Zhao’nun yol hikâyesiyle birlikte Fern; yolda olmaya, yaş almaya ve yaşamaya dair birçok noktaya parmak basar. Yönetmen, bunu yolda olmayı ve hareket hâlinde olmayı romantize etmeden ya da bir aykırılık hikâyesi olarak aktarmadan işlemeyi başarır. Tam çevirisinin “Göçebeler Diyarı” olduğu Nomadland, ev denen kavramın giderek şekil değiştirdiği bir dünyanın dinamiklerine ortaklık sağlar.

Fern’in hikâyesi bir kahramanlık anlatısı olarak sunulmaz; aksine güvencesiz yaşam ve iş koşulları tüm çıplaklığıyla gösterilir. Bu sayede Fern’in yaşamı duygusal bir aktarımdan ziyade gerçekçi bir perspektif kazanır. Yolda tanıştığı insanlar ve karşılaştığı yaşamlarla Fern, sessiz bir dayanışma kurar. Hiçbirine veda etmez çünkü o, vedalara inanmaz. Kendisi için yol, bitmeyen ve her daim yeniden karşılaşma ihtimalini barındıran bir metafora dönüşür.

Tereddüt Çizgisi (Yön. Selman Nacar, 2023)

 Yönetmenliğini ve senaristliğini Selman Nacar’ın üstlendiği, ilk gösterimi Venedik Film Festivali’nde gerçekleşen Tereddüt Çizgisi (2023), hukuk ve vicdan arasındaki o ince sınıra odaklanır. Hikâye, bir tekstil fabrikasında gerçekleşen iş cinayetinin ardından ahlâkî bir eşikte kalan karakterlerin ve patronunu öldürmekle suçlanan Musa’nın masumiyetine inanan Ceza Avukatı Canan’ın olağanüstü çabası çevresinde şekillenir. Yapım; hukuk sisteminin işlevsizliğine ve sınıf meselesinin toplumdaki yerine güçlü atıflarda bulunur. Avukat Canan, özel yaşamında yaşadığı sorunlarla boğuşurken Musa’nın yaşamına dâhil olur ve onun savunmasını üstlenir.

Çoğu sahnenin mahkeme salonunda geçtiği yapım, seyirciyi klostrofobik bir hisse hapseder. Seyirci, Canan’ın çabalarıyla adaletin tecelli edeceğini umarak beklerken dava kapsamında ortaya çıkan her detay, karakterler ve cinayetle ilgili daha fazla bilgi sunar. Deliller çerçevesinde karakter derinliklerinin yoğunlaştığı yapımda, her ayrıntıyla beraber cinayetin perdeleri de aralanır. Canan’ın kahramanca avukatlık çabasına rağmen, karşısında elinde olmayan ve kontrol edemediği güç dinamikleri ile menfaat ilişkileri vardır. Canan sadece hukuk için savaşan bir kahraman olarak tasvir edilmez; ayrıca bir kadın olarak dişlinin çarklarında var olmaya çalışır.

Adalet arayışının işlendiği yapımlarda görülen kadın avukat tiplemelerinin neredeyse hepsinin yaşadığı çatışmaya Canan da dâhil olur. Kendi yaşamı ve adalet arayışı eşiğinde kaybolan Canan, kanunlar ve vicdanı arasına sıkışır. Tereddüt Çizgisi, Canan’ın bir duruşma günü içinde geçen hikâyesiyle, isminden de anlaşılacağı üzere bir “tereddüt” ânının anlatısıdır. Adliye koridorlarının soğukluğu ile vicdani sorumluluğun ağırlığı arasında sıkışan bir avukatın, ahlâkî bir eşiği geçip geçmemek üzerine kurduğu o gerilimli dengeyi başarıyla yansıtır.

Decision To Leave (Yön. Park-Chan Wook, 2022)

 Decision to Leave (2022); Oldboy (2003) ve The Handmaiden (2016) gibi prestijli yapımlarla tanınan Park Chan-Wook’un yönetmenliğini üstlendiği ve kendisine 2022 yılında Cannes Film Festivali’nde En İyi Yönetmen Ödülü’nü getiren filmidir. Hikâye, Busan’da yaşayan ve oldukça titiz bir dedektif olan Hae-jun’un, dağda ölü bulunan bir adamın dosyasını incelerken maktulün eşi Seo-rae ile tanışmasını konu alır. Bu tanışıklık, zamanla işin içinden çıkamayacakları karmaşık durumlara dönüşür. Oldukça takıntılı ve toksik bir ilişki içinde olan ikili için her şey zamanla daha da karmaşık bir hâl alır. Görev bilinci ve saplantılı duygularının arasına sıkışan Hae-jun, etik değerleriyle yüzleşmek zorunda kalır.

Seo-rae oldukça gizemli ve çekici biridir; Hae-jun gibi birinin onun cazibesine kapılmama şansı neredeyse yoktur. Cinayet davasının olağan şüphelisi olması gereken bu kadın, Hae-jun için içinden söküp atamadığı bir kara sevdaya dönüşür. Hae-jun’un başlarda davayı çözmek için başvurduğu, Seo-rae’yi röntgenciliğe varan bir şekilde izleme hâli; zamanla davanın merkezinden çıkıp kişisel merak ve tutkusunun aracına dönüşür, Seo-rae’ye hissettiği takıntılı duygularına bir nevi kılıf olur. Fakat birbirlerine olan bu derin tutkularına rağmen birbirlerini hep teğet geçerler. Seo-rae, yaşadığı içsel hezeyanla Hae-jun’la konuşurken bu durumu şu şekilde açıklar: “Beni sevdiğini söylediğin an, aşkın bitti. Senin aşkının bittiği an ise benimki başladı.”

Karakterlerin birbirini bir türlü yakalayamadığı bu hüzünlü zamansızlık, aslında tüm listede izini sürdüğümüz o “eşikte durma” hâlinin en trajik dışavurumuna dönüşür: Bir kimlikten, bir vatandan ya da bir duygudan tam olarak kopamayan ama yeni olana da varamayan tüm bu ruhlar; yaşamın o en belirsiz sınır çizgisinde, yani “tereddüt” ile “karar” arasındaki o puslu bölgede nefes almaya devam ederler.

 

Ayşe Yapışık

2002 yazının kavurucu bir gününde Mardin’de doğdu. Yaşamının çoğunluğu kendisini anlatmakla geçti. Şu aralar kendini dinlemeye yöneldi. Bahçeşehir Üniversitesi Reklamcılık bölümünde halen öğrenci. Yaşamın gerçekliğinin ağır geldiği noktalarda sanata sığınıyor. Wong Kar-Wai sineması hayranı. Kedilere, müziğe ve İstanbul Boğazı’na aşık.

Etiketler: #CannesFilmFestivaliali junejoalina khanAyrılma KararıBerlin Uluslararası Film FestivaliChloé ZhaoCrossingDecision to LeaveDeniz DumanlıErdem ŞenocakFrances McDormanGeçişhappy togetherjoylandKoji Yakusholeslie cheungLevan AkinLucas KankavaMükemmel GünlerMutlu BeraberlikMzia ArabuliNomadlandOğulcan Arman Uslupark chan-wookPark Hae IlPerfect DaysSaim Sadiqselman nacarTakuma TakasakiTang Weitereddüt çizgisiThe Handmaintony leung chiu-waitülin özenwim wenderswong kar wai
Ayşe Yapışık

Ayşe Yapışık

2002 yazının kavurucu bir gününde Mardin’de doğdu. Yaşamının çoğunluğu kendisini anlatmakla geçti. Şu aralar kendini dinlemeye yöneldi. Bahçeşehir Üniversitesi Reklamcılık bölümünde halen öğrenci. Yaşamın gerçekliğinin ağır geldiği noktalarda sanata sığınıyor. Wong Kar-Wai sineması hayranı. Kedilere, müziğe ve İstanbul Boğazı’na aşık.

YazarınDiğer Yazıları

    Tekinsiz Evlilik Portresi: Die, My Love (2025)

    Tekinsiz Evlilik Portresi: Die, My Love (2025)

    4 Şubat 2026
    Decision To Leave (2022)

    Decision To Leave (2022)

    30 Kasım 2025
    Suskunluğun Tezahürü: Sinemada Söylenememiş Olanlar

    Suskunluğun Tezahürü: Sinemada Söylenememiş Olanlar

    30 Kasım 2025
Sonraki Yazı
Altın Ayı Ödüllü Sarı Zarflar 27 Mart’ta Sinemalarda!

Altın Ayı Ödüllü Sarı Zarflar 27 Mart’ta Sinemalarda!

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Editörün Seçtikleri

Hayat Bir Gün: Eternity And A Day (1998) 

Hayat Bir Gün: Eternity And A Day (1998) 

Merve Çolak
28 Ocak 2026

Kadın Şair ve Yazarları İşleyen Filmler

Kadın Şair ve Yazarları İşleyen Filmler

Tülay Işık Kalafat
27 Ocak 2026

Pusudaki Kötülük: Nuremberg (2025)

Pusudaki Kötülük: Nuremberg (2025)

Yaşar Gülveren
13 Ocak 2026

Görüntünün Yokluğunda Tanıklık: Sorry Baby (2025)

Görüntünün Yokluğunda Tanıklık: Sorry Baby (2025)

Tuba Büdüş
13 Aralık 2025

The Ugly Stepsister (2025) Üzerine Psikanalitik Bir Okuma

The Ugly Stepsister (2025) Üzerine Psikanalitik Bir Okuma

Serkan Kalender
10 Eylül 2025

  • Hakkımızda
  • Gizlilik Politikası
  • KVKK
  • Çerez Politikası
  • İletişim

Fil'm Hafızası © 2023

No Result
View All Result
  • Fil’m Hafızası – Keşfetmenin Keyfi
  • Hakkımızda
    • Hakkımızda
    • Ekibimiz
    • Gönüllülük İlanları
  • Film Önerileri
    • Aksiyon – Macera
    • Animasyon
    • Belgesel
    • Bilim Kurgu – Fantastik
    • Biyografi – Tarih
    • Drama
    • Erotik
    • Komedi
    • Korku – Gerilim
    • LGBTİ
    • Müzik – Müzikal
    • Romantik
    • Savaş
    • Suç – Gizem
    • Western
  • Sinema Yazıları
    • Ayvalık Film Festivali 2025
    • 32. Altın Koza
    • 44. İstanbul Film Festivali
    • 25. İzmir Kısa
    • Film Analizleri
    • Eleştiri – İzlenim
    • Liste
    • Özel Dosyalar
    • Röportajlar
  • Haberler
  • Kısa Filmler
  • Spotify
    • Podcasts
    • Playlists
  • Etkinlikler
    • Dinner Talks
    • Film Hafızası Akademi
    • Keşfetmenin Keyfi
  • Galeri
    • BiReplik
    • Bunları Biliyor Muydunuz?
    • Etkinlikler
    • Hafızadan Çıkmayanlar
  • İletişim

Fil'm Hafızası © 2023

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Create New Account!

Fill the forms below to register

All fields are required. Log In

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In