Fil'm Hafızası
  • ANASAYFA
  • HAKKIMIZDA
    • BİZ KİMİZ?
    • EKİBİMİZ
    • İLANLAR
  • FİLM ÖNERİLERİ
    • Aksiyon – Macera
    • Animasyon
    • Belgesel
    • Bilim Kurgu – Fantastik
    • Biyografi – Tarih
    • Drama
    • Erotik
    • Komedi
    • Korku – Gerilim
    • LGBTİ
    • Müzik – Müzikal
    • Romantik
    • Savaş
    • Suç – Gizem
    • Western
    Roofman (2025)
    Komedi

    Roofman (2025)

    Yaşar Gülveren
    1 gün önce
    Weekend (2011)
    Film Önerileri

    Weekend (2011)

    Ayşe Yapışık
    5 gün önce
    Companion (2025)
    Bilim Kurgu - Fantastik

    Companion (2025)

    Serkan Kalender
    2 hafta önce
    Müzik - Müzikal

    Sweeney Todd: The Demon Barber of Fleet Street (2007)

    Zeynep İlay Erken
    2 hafta önce
    Hell or High Water (2016)
    Film Önerileri

    Hell or High Water (2016)

    Nesrin Karadağ
    2 hafta önce
    Little Amélie or the Character of Rain (2025)
    Animasyon

    Little Amélie or the Character of Rain (2025)

    Tülay Işık Kalafat
    2 hafta önce
  • SİNEMA YAZILARI
    • 45. İstanbul Film Festivali
    • Ayvalık Film Festivali 2025
    • 32. Altın Koza
    • 44. İstanbul Film Festivali
    • 25. İzmir Kısa
    • Film Analizleri
    • Eleştiri – İzlenim
    • Liste
    • Özel Dosyalar
    • Röportajlar
    Zaman, Kibir ve Yabancılaşma: The Odyssey (2026)
    Eleştiri - İzlenim

    Zaman, Kibir ve Yabancılaşma: The Odyssey (2026)

    Yaşar Gülveren
    1 gün önce
    Yönetmen Beril Tan ile Alis (2025) Filmi Üzerine Söyleşi
    Röportajlar

    Yönetmen Beril Tan ile Alis (2025) Filmi Üzerine Söyleşi

    Tülay Işık Kalafat
    2 hafta önce
    İnsanlığın Otopsisi: Disclosure Day (2026)
    Eleştiri - İzlenim

    İnsanlığın Otopsisi: Disclosure Day (2026)

    Tuba Büdüş
    3 hafta önce
  • HABERLER
    Sinema Dünyasının Efsane Yönetmenleri Ağustos Ayında HBO Max’te Buluşuyor!
    Haberler

    Sinema Dünyasının Efsane Yönetmenleri Ağustos Ayında HBO Max’te Buluşuyor!

    Seher Kızılırmak
    5 saat önce
    Sis Gürdal’ın yönettiği Porkatal, dünya prömiyeriyle Saraybosna Film Festivali’nde
    Haberler

    Sis Gürdal’ın yönettiği Porkatal, dünya prömiyeriyle Saraybosna Film Festivali’nde

    Nazlı Esen Albayrak
    1 gün önce
    Robocop Efsanesi 39 Yıl Sonra Geri Dönüyor: James Wan Koltuğu Devralacak!
    Haberler

    Robocop Efsanesi 39 Yıl Sonra Geri Dönüyor: James Wan Koltuğu Devralacak!

    Can Turbay
    1 gün önce
  • KISA FİLMLER
    Yalnızlık (2025)
    Kısa Filmler

    Yalnızlık (2025)

    Pelin Çılgın
    3 ay önce
    Etherna (2025)
    Kısa Filmler

    Etherna (2025)

    Yiğit Aksan
    4 ay önce
    A Kind of Testament (2023)
    Kısa Filmler

    A Kind of Testament (2023)

    Büşra Yayla
    8 ay önce
  • SPOTIFY
    • Playlists
    • Podcasts
  • ETKİNLİKLER
    • Dinner Talks
    • Film Hafızası Akademi
    • Keşfetmenin Keyfi
  • GALERİLER
    • BiReplik
    • Bunları Biliyor Muydunuz?
    • Etkinlikler
    • Hafızadan Çıkmayanlar
  • İLETİŞİM
No Result
View All Result
  • ANASAYFA
  • HAKKIMIZDA
    • BİZ KİMİZ?
    • EKİBİMİZ
    • İLANLAR
  • FİLM ÖNERİLERİ
    • Aksiyon – Macera
    • Animasyon
    • Belgesel
    • Bilim Kurgu – Fantastik
    • Biyografi – Tarih
    • Drama
    • Erotik
    • Komedi
    • Korku – Gerilim
    • LGBTİ
    • Müzik – Müzikal
    • Romantik
    • Savaş
    • Suç – Gizem
    • Western
    Roofman (2025)
    Komedi

    Roofman (2025)

    Yaşar Gülveren
    1 gün önce
    Weekend (2011)
    Film Önerileri

    Weekend (2011)

    Ayşe Yapışık
    5 gün önce
    Companion (2025)
    Bilim Kurgu - Fantastik

    Companion (2025)

    Serkan Kalender
    2 hafta önce
    Müzik - Müzikal

    Sweeney Todd: The Demon Barber of Fleet Street (2007)

    Zeynep İlay Erken
    2 hafta önce
    Hell or High Water (2016)
    Film Önerileri

    Hell or High Water (2016)

    Nesrin Karadağ
    2 hafta önce
    Little Amélie or the Character of Rain (2025)
    Animasyon

    Little Amélie or the Character of Rain (2025)

    Tülay Işık Kalafat
    2 hafta önce
  • SİNEMA YAZILARI
    • 45. İstanbul Film Festivali
    • Ayvalık Film Festivali 2025
    • 32. Altın Koza
    • 44. İstanbul Film Festivali
    • 25. İzmir Kısa
    • Film Analizleri
    • Eleştiri – İzlenim
    • Liste
    • Özel Dosyalar
    • Röportajlar
    Zaman, Kibir ve Yabancılaşma: The Odyssey (2026)
    Eleştiri - İzlenim

    Zaman, Kibir ve Yabancılaşma: The Odyssey (2026)

    Yaşar Gülveren
    1 gün önce
    Yönetmen Beril Tan ile Alis (2025) Filmi Üzerine Söyleşi
    Röportajlar

    Yönetmen Beril Tan ile Alis (2025) Filmi Üzerine Söyleşi

    Tülay Işık Kalafat
    2 hafta önce
    İnsanlığın Otopsisi: Disclosure Day (2026)
    Eleştiri - İzlenim

    İnsanlığın Otopsisi: Disclosure Day (2026)

    Tuba Büdüş
    3 hafta önce
  • HABERLER
    Sinema Dünyasının Efsane Yönetmenleri Ağustos Ayında HBO Max’te Buluşuyor!
    Haberler

    Sinema Dünyasının Efsane Yönetmenleri Ağustos Ayında HBO Max’te Buluşuyor!

    Seher Kızılırmak
    5 saat önce
    Sis Gürdal’ın yönettiği Porkatal, dünya prömiyeriyle Saraybosna Film Festivali’nde
    Haberler

    Sis Gürdal’ın yönettiği Porkatal, dünya prömiyeriyle Saraybosna Film Festivali’nde

    Nazlı Esen Albayrak
    1 gün önce
    Robocop Efsanesi 39 Yıl Sonra Geri Dönüyor: James Wan Koltuğu Devralacak!
    Haberler

    Robocop Efsanesi 39 Yıl Sonra Geri Dönüyor: James Wan Koltuğu Devralacak!

    Can Turbay
    1 gün önce
  • KISA FİLMLER
    Yalnızlık (2025)
    Kısa Filmler

    Yalnızlık (2025)

    Pelin Çılgın
    3 ay önce
    Etherna (2025)
    Kısa Filmler

    Etherna (2025)

    Yiğit Aksan
    4 ay önce
    A Kind of Testament (2023)
    Kısa Filmler

    A Kind of Testament (2023)

    Büşra Yayla
    8 ay önce
  • SPOTIFY
    • Playlists
    • Podcasts
  • ETKİNLİKLER
    • Dinner Talks
    • Film Hafızası Akademi
    • Keşfetmenin Keyfi
  • GALERİLER
    • BiReplik
    • Bunları Biliyor Muydunuz?
    • Etkinlikler
    • Hafızadan Çıkmayanlar
  • İLETİŞİM
No Result
View All Result
Fil'm Hafızası
No Result
View All Result
Home Sinema Yazıları Eleştiri - İzlenim

Sınıf Atlamak İsteyen İşçi: Martin Eden (2019)

Tülay Işık Kalafat Tülay Işık Kalafat
4 ay önce
Eleştiri - İzlenim, Sinema Yazıları
Okuma Süresi: 6 min
0
0
Sınıf Atlamak İsteyen İşçi: Martin Eden (2019)
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsapp'ta Paylaş

Film yapmak oldukça riskli, ama muhtemelen kitap uyarlaması yapmak daha riskli bir iştir. Çünkü yönetmenin zaten var olan sorumluluklarına; kitaba, o kitabın yazarına ve okuyucularına karşı olan sorumluluğu da eklenir. Ayrıca bazı filmler, uyarlandığı kitaplarına göre hiç de başarılı bulunamayabilir. İtalyan yönetmen Pietro Marcello da Martin Eden (2019) filmini çekerek büyük bir riski göze almıştır. Film, Amerikalı yazar Jack London’ın 528 sayfalık aynı adlı romanından uyarlanmıştır. Martin Eden filminde, kitabın çoğu kısmı değiştirilmeden kullanılmasına rağmen bazı kısımları filme aktarılmamıştır. Filmin kitaba göre en temel farkı, Amerika’da ve 1900’lerin başında değil de tahminen (filmde bu konuda pek bir netlik bulunmaz çünkü) 1930’lardan başlayarak 1950’lere kadar süren dönemin İtalya’sında geçmesidir. Bu kısım oldukça anlamlıdır çünkü böylece kitabın öyküsünün, hangi zamanda ve nerede geçerse geçsin tam bir evrensellik barındırdığı gösterilmiş olur.

Film, Martin Eden adlı yoksul bir işçinin kendini geliştirerek ünlü ve zengin bir yazar yani işçi sınıfından çıkıp burjuva sınıfına dahil olma yolculuğunu takip eder. Martin, çoğunlukla gemilerde bazen de çiftliklerde, fabrikalarda yani nerede iş bulabilirse orada çalışan; kimi zaman da işsiz kalan bir işçidir. Bir sabah gemide uyurken limandan gelen bazı seslerle uyanan Martin, bekçinin genç bir adamı tartakladığını görür ve olaya müdahale ederek onu bekçinin hışmından kurtarır. İsmi Arturo olan genç adam, Martin’in bu iyiliğine karşılık olarak onu evine davet eder. Şansa bakın ki Arturo da Martin’in aksine oldukça zengin biridir. Martin, o zengin evinin o andan itibaren yaşayacağı pek çok sıkıntının ana kaynağını oluşturacağından habersiz bir şekilde eve gider ve Arturo’nun kardeşi Elena’yla tanışarak ona ilk görüşte âşık olur. Evin bahçesinde karşılaştıkları kâhyanın Martin’i aşağılayarak baştan aşağı süzdüğü o yürek burkucu sahne ne yazık ki bazı kişilere çok tanıdık gelebilir. Burada su soru zihinlere düşürülmeden geçilmemelidir: Bazı zenginlerin yaptığı gibi, neden bazı fakirler de diğer fakirleri bu kadar aşağılar? Bu sahne, filmde yer alan bu ve buna benzer pek çok yürek burkucu sahnelerden ilkini oluşturur. Martin bazı sahnelerde veresiye alışveriş yaptığı bakkal tarafından, bazılarında Elena’nın anne-babası ve çevresi tarafından aşağılanmaya devam eder. Fakat filmin en çarpıcı sahnesi, Martin’in çiftlikte çalıştıktan sonra kucağındaki bir paket yiyecekle birlikte eve dönerken artık daha fazla yürüyecek hâli kalmayıp yere düştüğü sahnedir. Bu sahne, “Edebiyat, karnı tokların işidir. İşçiler, karnını doyurabilmek için o kadar zor koşullarda ve uzun saatler boyunca çalışmak zorunda kalırlar ki okumaya, yazmaya zaman da derman da bulamazlar.” önermesinin bir ispatıdır. Fakat Martin, yılmayıp okumaya, yazmaya devam edecektir.

Martin, Elena’ya olan aşkına karşılık bulsa da en başından beri aslında onunla aralarındaki en büyük engelin sınıf farkı olduğunun bilincindedir. O yüzden de aşkına kavuşma arzusu ile değişmek yani tıpkı zenginler gibi olmak ister ve bu uğurda ne gerekiyorsa yapmaya hazırdır. Daha çok kitap, gazete, dergi okur; kendini giderek geliştirir. Bir süre sonra da yazar olmaya karar verir. İşte o andan itibaren Martin, çevresinde gördüğü zengin, fakir hiç fark etmeksizin herkesin kendisi ile dalga geçtiğini, hiç kimsenin kendisinin başarılı olacağına inanmadığını fark eder ama o bunları önemsemez. Fakat Elena’nın gerçek anlamda Martin’i desteklemediğini, onun eğitimine devam edip iyi bir iş bulmasını, böylece sadece maddi olarak iyi bir yere gelmesini istediğini fark edince Martin’in kalbinde incinmeler, çatırdamalar oluşmaya başlar. Martin Eden filmi hem olumlu hem de olumsuz eleştirilere maruz kalabilecek bir filmdir. Şöyle ki ağır, melodramatik bir konu içermesine rağmen derdini izleyiciyi çok fazla boğmadan, manipüle etmeden aktarır. Fakat bir yandan da kitabın içeriği ve felsefesinden kopulduğu ifade edilebilir. Aslında zengin kız-fakir oğlan aşkı (veya tam tersi) ülkemizde de dünyada da belki yüzlerce filmde işlenmiş klasik bir konudur. Aynı şekilde fakirken sonradan bir şekilde zengin olan tarafın, ezelden beri zengin olanların karşısına çıkıp intikam alması konusu hiç de az işlenmemiştir. Fakat bu konular çoğunlukla arabesk filmine dönüşmüştür. İşte Martin Eden filmi burada arabesk ya da benzeri birçok filmden ayrılmayı başarır. Bunu da klasik temanın altını sosyolojik ve ideolojik önermelerle doldurarak, izleyiciyi bir sorgulamanın içine doğru itmeye çalışarak yapar.

Drama, aynı zamanda da Jack London’ın hayatını anlattığı iddia edildiği için biyografi türü olan film, doğrusal bir anlatıya sahiptir. Fakat aralarda tarihi olayların, göçmenlerin, işçilerin, yıkık dökük evlerin, sokakların ve buralarda yaşayan yoksul insanların, doğru dürüst kıyafetleri olmayan çocukların gerçek görüntüleri kullanılarak bu doğrusallık bozulur. Özellikle de Eden’ın denizci oluşuyla örtüşen ve onun hislerini simgeleyen “klasik yelkenli gemi” metaforu akılda en kalıcı olanıdır. Duygusal yoğunluğun, hüznün ağır bastığı sahnelerde bu geminin görüntüleri ve o sahnenin ruh hâlini en iyi ifade edecek şekilde kullanılan müzikleri ile de bir düşünme alanı yaratılır. Sahnenin duygusallığının izleyici tarafından içselleştirilmesi sağlanır. Böylece izleyicinin hem aşırı bunalması hem de hikâyenin gerçeklikten kopması engellenir.

Renk kullanımının oldukça etkileyici olduğu filmde, genelde gri tonlar hâkim olmasına rağmen acının, hüznün, özlemin yoğunlaştığı sahnelerde mavi rengin ağır bastığı kadrajlar oluşturulmuştur. Aynı şekilde müzik kullanımında ince düşünüldüğü belli olan filmin başlarında neşeli, keyifli, hatta umut verici müzik ve şarkılar yer alır. Tıpkı hayatın ta kendisi gibi. Zaten başlangıçta her şey umut verici değil midir? Fakat zamanla hayatın gerçeklerinin öyle olmadığı ortaya çıktıkça hayatın kendisi gibi müzikler de hüzünlü bir hâl almaya başlar. Eden’ın zengin-fakir fark etmeksizin hemen herkesin ikiyüzlü, çıkarcı, sahtekâr olduğunu fark etmesinden ve artık gerçek aşkı yaşayamamasından dolayı çektiği acı, kitapta daha derin işlenmesine rağmen filmde yönetmenin bunun dozunu azalttığı gözlemlenir. Burada Martin Eden kitabının, kişilerin hedeflenen amaca, başarıya ulaştığında eskisinden daha mutsuz hissetmesini, daha doğrusu giderek yalnızlaşmasını ifade eden “Eden Sendromu”nu yarattığını eklemek gerekir ki Eden’da da böyle olur; o gözünde çok büyüttüğü burjuva kültürüne bin bir güçlükle ulaşır fakat ulaşınca elinde kalan tek şey koca bir boşluk olur. Film, bu yönüyle gerçekçi kişi ve toplum analizlerinde bulunarak gerçek hayatta da karşılaşılması ihtimali yüksek olan bir durum panoraması sunar.

Oyunculukların özellikle Martin Eden’ı canlandıran Luca Marinelli’nin performansının, her sahnede ama en çok da acı, hüzün, hayal kırıklığı ve mutsuzluk hissettiği sahnelerde daha başarılı ve çarpıcı olduğu filmde, geçtiğimiz ocak ayında hayatını kaybeden ve filmde oldukça doğal bir oyunculuk performansına sahip olan Carlo Cecchi de yer alır. Ferzan Özpetek’in Hamam (1997) filminde de rol alan Cecchi, Martin Eden filminde tanıştıkları günden itibaren Martin’in en yakın arkadaşı hâline gelen Russ Brissenden karakterini canlandırmıştır.

Martin Eden, yalnızca bir işçinin başarı ve azminin ya da onun aşkının hikâyesi değil; aynı zamanda sosyo-politik anlatı içeren, toplumsal sınıf eleştirisinde bulunan bir filmdir. Martin Eden karakteri, her ne kadar bireyci, sosyalizm karşıtı olsa da politikadan asla yakasını kurtaramaz. Zaten gerçek hayatta da öyle değil midir? Ne kadar bireyci-bireysel olunursa olunsun toplumsal ve politik olandan kaçılamaz. Son zamanlarda sıkça kullanılan “toplumsal çürüme” kavramını da hatırlatan Martin Eden’ın hikâyesi, gerçekliğini maalesef ki insanlık var oldukça sürdürecek gibi görünüyor. Bu da 1909’da ilk basımı yapılan kitabın hâlâ eskimediğinin ve dolayısıyla filmin de pek eskimeyeceğinin göstergesidir.

Tülay Işık Kalafat

Ankara’da doğup büyüdü. Sinema-TV'nin lisansını okuyamayınca yüksek lisansına başladı fakat tez dönemine devam edemedi. Ama çocukluğundan beri her daim sinema, okumak ve yazmakla haşır neşir olmaya çalışıyor. Ayrıca gezmeyi, yüzmeyi çok seviyor. Yabancı dil, tarih, coğrafya, kültür ve sanatla ilgili bir şeyler öğrenmeyi; aslında pek çok alanda yeni bilgiler öğrenmeyi de oldukça heyecan verici buluyor.

Etiketler: carlo cecchiJessica CressyLuca MarinelliMartin EdenMUBIPietro Marcello
Tülay Işık Kalafat

Tülay Işık Kalafat

Ankara’da doğup büyüdü. Sinema-TV'nin lisansını okuyamayınca yüksek lisansına başladı fakat tez dönemine devam edemedi. Ama çocukluğundan beri her daim sinema, okumak ve yazmakla haşır neşir olmaya çalışıyor. Ayrıca gezmeyi, yüzmeyi çok seviyor. Yabancı dil, tarih, coğrafya, kültür ve sanatla ilgili bir şeyler öğrenmeyi; aslında pek çok alanda yeni bilgiler öğrenmeyi de oldukça heyecan verici buluyor.

YazarınDiğer Yazıları

    Little Amélie or the Character of Rain (2025)

    Little Amélie or the Character of Rain (2025)

    8 Temmuz 2026
    Yönetmen Beril Tan ile Alis (2025) Filmi Üzerine Söyleşi

    Yönetmen Beril Tan ile Alis (2025) Filmi Üzerine Söyleşi

    8 Temmuz 2026
    Hayatın Tren ve İstasyonlarda Geçen Sahneleri

    Hayatın Tren ve İstasyonlarda Geçen Sahneleri

    29 Haziran 2026
Sonraki Yazı
Efsane Geri Dönüyor: İnanılmaz Aile 3 Filminin Vizyon Tarihi Açıklandı!

Efsane Geri Dönüyor: İnanılmaz Aile 3 Filminin Vizyon Tarihi Açıklandı!

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Editörün Seçtikleri

İnsanlığın Otopsisi: Disclosure Day (2026)

İnsanlığın Otopsisi: Disclosure Day (2026)

Tuba Büdüş
5 Temmuz 2026

Tanıdık Bir Kâbusu Takip Etmek: Backrooms (2026)

Tanıdık Bir Kâbusu Takip Etmek: Backrooms (2026)

Zeynep İlay Erken
29 Haziran 2026

Her Şeyi Yutan Koşulsuz Sevgi: Obsession (2025)

Her Şeyi Yutan Koşulsuz Sevgi: Obsession (2025)

Serkan Kalender
23 Haziran 2026

Sophy Romvari ile Blue Heron (2025) Üzerine Söyleşi

Sophy Romvari ile Blue Heron (2025) Üzerine Söyleşi

İpek Ömercikli
20 Haziran 2026

Şöhretin Gölgesinde Bütünleşme Arayışı: Mother Mary (2026)

Şöhretin Gölgesinde Bütünleşme Arayışı: Mother Mary (2026)

Yaşar Gülveren
12 Haziran 2026

  • Hakkımızda
  • Gizlilik Politikası
  • KVKK
  • Çerez Politikası
  • İletişim

Fil'm Hafızası © 2023

No Result
View All Result
  • Fil’m Hafızası – Keşfetmenin Keyfi
  • Hakkımızda
    • Hakkımızda
    • Ekibimiz
    • İlanlar
  • Film Önerileri
    • Aksiyon – Macera
    • Animasyon
    • Belgesel
    • Bilim Kurgu – Fantastik
    • Biyografi – Tarih
    • Drama
    • Erotik
    • Komedi
    • Korku – Gerilim
    • LGBTİ
    • Müzik – Müzikal
    • Romantik
    • Savaş
    • Suç – Gizem
    • Western
  • Sinema Yazıları
    • Ayvalık Film Festivali 2025
    • 32. Altın Koza
    • 44. İstanbul Film Festivali
    • 25. İzmir Kısa
    • Film Analizleri
    • Eleştiri – İzlenim
    • Liste
    • Özel Dosyalar
    • Röportajlar
  • Haberler
  • Kısa Filmler
  • Spotify
    • Podcasts
    • Playlists
  • Etkinlikler
    • Dinner Talks
    • Film Hafızası Akademi
    • Keşfetmenin Keyfi
  • Galeri
    • BiReplik
    • Bunları Biliyor Muydunuz?
    • Etkinlikler
    • Hafızadan Çıkmayanlar
  • İletişim

Fil'm Hafızası © 2023

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Create New Account!

Fill the forms below to register

All fields are required. Log In

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In