!f İstanbul!f izlenimler

!f’ten Bir Bakış: Amina (2019)

Savaş, terör, sömürgecilik, kıtlık, mübadele göçleri veya devlet sınırlarının yeniden çizilmesi gibi durumlar uluslararası göç akımlarına sebebiyet vermektedir. Türkiye de göçmenlerin ulus ötesi emek gücü vermek için tercih ettiği veya gelişmiş ülkelere geçmek için bir köprü olarak kullandığı ülkelerden biridir. Bu durum birçok kez kitaplara ve beyazperdeye konu olmuştur. Yönetmenliğini Kıvılcım Akay’ın üstlendiği Amina belgeseli de ana eksende Senegalli Amina’nın, bir göçmen olarak yaşadığı Türkiye’deki hayatını ve özlem duyduğu ülkesi ile ailesini konu alır.

Göç ve göçmenler üzerine kurgulanan hikâyeler melodram ağırlıklı olup izleyiciye yaşam şartlarının ne kadar ağır ve trajik olduğunu anlatma üzerinedir. Bu bağlamda kendi türlerinden ayrılan Amina, alışılagelmiş bir göç hikâyesi yahut kavuşma hikâyesi değildir. Amina, sadece Fransa sömürgesi altındaki ülkesinden ayrılırken ardında bırakmak zorunda kaldığı kızına daha iyi bir gelecek sağlamak için göç ettiği yeni ülkede çalışmak zorunda kalan bir anne değildir. O aynı zamanda geleneklerini sığındığı ülkede devam ettirmeye çalışan, arada sırada arkadaşlarıyla eğlenmek için dışarı çıkan, makyaj yapan, güzel kıyafetler giymeyi seven ve en önemlisi hayalleri olan bir kadındır. Aslında her birimiz gibi. Bu sebeptendir ki belgesel boyunca hikâyesini dinlediğimiz tek kadın Amina değildir. Tüm bunların yanı sıra belgesel, Türkiye’nin göçmenlere olan tavrına da işaret ederken aynı zamanda bu durumun göçmenlerde oluşturduğu psikolojik etkiler ile bireylerin kendilerini saklama, içe kapanma eğilimlerine vurgu yapar.

Yönetmen Kıvılcım Akay, Amina’nın gerçek hikâyesini yine Amina’nın anadilinden, sesinden ve görüntüsü ile izleyiciye anlatır. Bu durum izleyicinin daha çok bağ kurabilmesini sağlar. Özellikle Amina’nın ütü yaparken eski kocası ile yaşadıklarını izleyiciye anlattığı sahne; bir yandan ev işleri yaparken bir yandan dertleşen iki kişi arasındaki konuşma gibidir. Film, genel çerçevede kendisine söz hakkı tanınan Amina’ya ve arkadaşlarına derdini paylaşması için kurulan bir settir adeta. Seçme hakkı tanınmamış olan bu kadınlara uzatılan mikrofon, yönetmenin motor demesiyle birlikte “Biz de buradayız.” demelerini sağlamıştır.

Büşra Soylu
Aslen Niğdeli olup İstanbul’da doğdu, Antalya’da büyüdü, İzmir’de okudu. İşi gereği de şehir şehir gezen bir şehir plancısı oldu. Hem sinemaya meraklı hem de yazmayı çok sever. Bu sebeple Fil’m Hafızası ekibine dahil oldu.

Yorum yaz