Sinema OdalarıSuç / Gizem

The Killing of a Sacred Deer (2017)

Fil'm Hafızası Puanı: 0,00 1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan6 Puan7 Puan8 Puan9 Puan10 Puan
Loading...

Gizem ve gerilim türleri, izleyiciyi en kolay etkileyebilen türlerden olmalarına rağmen her iki türün de kurguda yeterli ve uygun biçimde işlenmesi, nadir yapımlarda görebileceğimiz bir ustalık ister. Yunan yönetmen Yorgos Lanthimos’un 2017 yapımlı ödüllü filmi The Killing of a Sacret Deer de bu ustalığın örneklerinden biri.  Başarılı bir kariyer, mutlu iki çocuk ve harika bir eşle kusursuz bir hayatı olan kardyovasküler cerrahı Dr. Steven Murphy’nin, adım adım ufak bir kıyamete doğru ilerleyişi konu ediliyor filmde. Fakat bu ilerleyiş, masumiyetin yüzü olan bir çocuğun eliyle, henüz ergenlik döneminde babasını kaybetmiş olan Martin’in eliyle gerçekleşiyor. Stephen’ın merhameti, Martin’i himayesi altına alınca Murphy ailesinin kapıları, esas niyetini bilmedikleri bu gence açılıyor. Martin, başlarda kendini aileye kabul ettirmek için sürprizler ve hediyelerle onları şaşırtırken zamanla bu ısrarlı çabanın arkasındaki sebepler ortaya çıkıyor. Eski bir suçun yeniden canlanmasına neden olan bu süreç sonunda Murphy ailesinde ilk kırılmalar hissediliyor ve peşinden, parçalanmaya doğru kaçınılmaz bir ilerleyiş geliyor. Nihayetinde bir kişinin yaptığı hata, tüm ailenin huzuruna mâl oluyor ve çözüm, ruhun tamamen arınabilmesi için mutlak bir ölüm gibi görünüyor.

Başrollerinde Nicole Kidman, Alicia Silverstone, Colin Farrel gibi iddialı isimleri taşıyan yapım, oyuncu kadrosunun yanı sıra gizemli temposunu hiç kaybetmeyen özgün kurgusuyla da Cannes Film Festivali’nde En İyi Senaryo ödülünü almıştır. 2017’de pek çok uluslararası film festivalinin konuğu olan The Killing of a Sacret Deer ile birlikte  Lanthimos, soruların kimine aralık kapılar bırakarak gizem sinemasına unutulmaz bir yapım bırakıyor.

Filmin Künyesi

Yönetmen: Yorgos Lanthimos
Oyuncular: Nicole Kidman
Rabia Elif Özcan

Rabia Elif Özcan

1995 yılının temmuz ayında, Konya’da doğdu. Bir elinde kalem, bir elinde kitap; okuyarak ve yazarak büyüdü. Ömrüne kelimelerden bir yol çizmek üzere 2014’te Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümüne başladı. Yürürken, yerken, yaşarken okudu; kelimeleri nefes gibi tüketti, bir bir içindeki mürekkebe doldurdu. Ve gün geldi, bir film şeridinin üzerinde, mürekkep akmaya başladı.

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir
Önceki yazı

!f İstanbul’u Yılın Bağımsızı "Lady Bird" Açıyor!

Sonraki yazı

“Almanya’ya Göçün Hatıra Defteri”nin İlk Gösterimi Almanya’da