Fil'm Hafızası
  • ANASAYFA
  • HAKKIMIZDA
    • BİZ KİMİZ?
    • EKİBİMİZ
    • İLANLAR
  • FİLM ÖNERİLERİ
    • Aksiyon – Macera
    • Animasyon
    • Belgesel
    • Bilim Kurgu – Fantastik
    • Biyografi – Tarih
    • Drama
    • Erotik
    • Komedi
    • Korku – Gerilim
    • LGBTİ
    • Müzik – Müzikal
    • Romantik
    • Savaş
    • Suç – Gizem
    • Western
    Rental Family (2025)
    Drama

    Rental Family (2025)

    Selin Tanyeri
    3 hafta önce
    Me Before You (2016) 
    Film Önerileri

    Me Before You (2016) 

    Merve Çolak
    3 hafta önce
    Rose (2026)
    Biyografi - Tarih

    Rose (2026)

    Rabia Elif Özcan
    3 hafta önce
    Riefenstahl (2024)
    Belgesel

    Riefenstahl (2024)

    İpek Ömercikli
    4 hafta önce
    Roofman (2025)
    Komedi

    Roofman (2025)

    Yaşar Gülveren
    4 hafta önce
    Weekend (2011)
    Film Önerileri

    Weekend (2011)

    Ayşe Yapışık
    1 ay önce
  • SİNEMA YAZILARI
    • 45. İstanbul Film Festivali
    • Ayvalık Film Festivali 2025
    • 32. Altın Koza
    • 44. İstanbul Film Festivali
    • 25. İzmir Kısa
    • Film Analizleri
    • Eleştiri – İzlenim
    • Liste
    • Özel Dosyalar
    • Röportajlar
    32. Sarajevo Film Festivali Günlükleri – 5
    Eleştiri - İzlenim

    32. Sarajevo Film Festivali Günlükleri – 5

    Tuba Büdüş
    18 saniye önce
    32. Sarajevo Film Festivali Günlükleri – 4
    Eleştiri - İzlenim

    32. Sarajevo Film Festivali Günlükleri – 4

    Tuba Büdüş
    1 gün önce
    32. Sarajevo Film Festivali Günlükleri – 3
    Eleştiri - İzlenim

    32. Sarajevo Film Festivali Günlükleri – 3

    Tuba Büdüş
    2 gün önce
  • HABERLER
    Karayip Korsanlarında Margot Robbie Sürprizi: Johny Depp’i İkna Süreci Başladı!
    Haberler

    Karayip Korsanlarında Margot Robbie Sürprizi: Johny Depp’i İkna Süreci Başladı!

    Can Turbay
    16 saat önce
    Marvel’ın Yeni X-Men Ekibi Belli Oldu: Adam Driver’dan Sadie Sink’e Yıldızlarla Dolu Kadro
    Haberler

    Marvel’ın Yeni X-Men Ekibi Belli Oldu: Adam Driver’dan Sadie Sink’e Yıldızlarla Dolu Kadro

    Tuğba Toksöz
    4 gün önce
    Fil’m Hafızası Yeni Ekip Arkadaşlarını Arıyor
    Haberler

    Fil’m Hafızası Yeni Ekip Arkadaşlarını Arıyor

    Elif Arı
    5 gün önce
  • KISA FİLMLER
    Yalnızlık (2025)
    Kısa Filmler

    Yalnızlık (2025)

    Pelin Çılgın
    4 ay önce
    Etherna (2025)
    Kısa Filmler

    Etherna (2025)

    Yiğit Aksan
    5 ay önce
    A Kind of Testament (2023)
    Kısa Filmler

    A Kind of Testament (2023)

    Büşra Yayla
    9 ay önce
  • SPOTIFY
    • Playlists
    • Podcasts
  • ETKİNLİKLER
    • Dinner Talks
    • Film Hafızası Akademi
    • Keşfetmenin Keyfi
  • GALERİLER
    • BiReplik
    • Bunları Biliyor Muydunuz?
    • Etkinlikler
    • Hafızadan Çıkmayanlar
  • İLETİŞİM
No Result
View All Result
  • ANASAYFA
  • HAKKIMIZDA
    • BİZ KİMİZ?
    • EKİBİMİZ
    • İLANLAR
  • FİLM ÖNERİLERİ
    • Aksiyon – Macera
    • Animasyon
    • Belgesel
    • Bilim Kurgu – Fantastik
    • Biyografi – Tarih
    • Drama
    • Erotik
    • Komedi
    • Korku – Gerilim
    • LGBTİ
    • Müzik – Müzikal
    • Romantik
    • Savaş
    • Suç – Gizem
    • Western
    Rental Family (2025)
    Drama

    Rental Family (2025)

    Selin Tanyeri
    3 hafta önce
    Me Before You (2016) 
    Film Önerileri

    Me Before You (2016) 

    Merve Çolak
    3 hafta önce
    Rose (2026)
    Biyografi - Tarih

    Rose (2026)

    Rabia Elif Özcan
    3 hafta önce
    Riefenstahl (2024)
    Belgesel

    Riefenstahl (2024)

    İpek Ömercikli
    4 hafta önce
    Roofman (2025)
    Komedi

    Roofman (2025)

    Yaşar Gülveren
    4 hafta önce
    Weekend (2011)
    Film Önerileri

    Weekend (2011)

    Ayşe Yapışık
    1 ay önce
  • SİNEMA YAZILARI
    • 45. İstanbul Film Festivali
    • Ayvalık Film Festivali 2025
    • 32. Altın Koza
    • 44. İstanbul Film Festivali
    • 25. İzmir Kısa
    • Film Analizleri
    • Eleştiri – İzlenim
    • Liste
    • Özel Dosyalar
    • Röportajlar
    32. Sarajevo Film Festivali Günlükleri – 5
    Eleştiri - İzlenim

    32. Sarajevo Film Festivali Günlükleri – 5

    Tuba Büdüş
    18 saniye önce
    32. Sarajevo Film Festivali Günlükleri – 4
    Eleştiri - İzlenim

    32. Sarajevo Film Festivali Günlükleri – 4

    Tuba Büdüş
    1 gün önce
    32. Sarajevo Film Festivali Günlükleri – 3
    Eleştiri - İzlenim

    32. Sarajevo Film Festivali Günlükleri – 3

    Tuba Büdüş
    2 gün önce
  • HABERLER
    Karayip Korsanlarında Margot Robbie Sürprizi: Johny Depp’i İkna Süreci Başladı!
    Haberler

    Karayip Korsanlarında Margot Robbie Sürprizi: Johny Depp’i İkna Süreci Başladı!

    Can Turbay
    16 saat önce
    Marvel’ın Yeni X-Men Ekibi Belli Oldu: Adam Driver’dan Sadie Sink’e Yıldızlarla Dolu Kadro
    Haberler

    Marvel’ın Yeni X-Men Ekibi Belli Oldu: Adam Driver’dan Sadie Sink’e Yıldızlarla Dolu Kadro

    Tuğba Toksöz
    4 gün önce
    Fil’m Hafızası Yeni Ekip Arkadaşlarını Arıyor
    Haberler

    Fil’m Hafızası Yeni Ekip Arkadaşlarını Arıyor

    Elif Arı
    5 gün önce
  • KISA FİLMLER
    Yalnızlık (2025)
    Kısa Filmler

    Yalnızlık (2025)

    Pelin Çılgın
    4 ay önce
    Etherna (2025)
    Kısa Filmler

    Etherna (2025)

    Yiğit Aksan
    5 ay önce
    A Kind of Testament (2023)
    Kısa Filmler

    A Kind of Testament (2023)

    Büşra Yayla
    9 ay önce
  • SPOTIFY
    • Playlists
    • Podcasts
  • ETKİNLİKLER
    • Dinner Talks
    • Film Hafızası Akademi
    • Keşfetmenin Keyfi
  • GALERİLER
    • BiReplik
    • Bunları Biliyor Muydunuz?
    • Etkinlikler
    • Hafızadan Çıkmayanlar
  • İLETİŞİM
No Result
View All Result
Fil'm Hafızası
No Result
View All Result
Home Sinema Yazıları Eleştiri - İzlenim

32. Sarajevo Film Festivali Günlükleri – 5

Tuba Büdüş Tuba Büdüş
18 saniye önce
Eleştiri - İzlenim, Sinema Yazıları
Okuma Süresi: 9 min
0
0
32. Sarajevo Film Festivali Günlükleri – 5
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsapp'ta Paylaş

Sarajevo Film Festivali’nde yedinci güne geldiğimizde yarışmalar da yavaş yavaş tamamlanıyor, izlenen filmler üst üste birikiyor ve festivalin başında kurulan ilk izlenimler yerini daha net fikirlere bırakıyor. Bu yıl benim için sevindirici karşılaşmalardan biri de yarışma seçkilerinde yer alan Türkiye yapımları oldu. Kısa Film Yarışması’nda dünya prömiyerini yapan Sis Gürdal imzalı Porkatal ve Belgesel Film Yarışması’nda izlediğim Morteza Atabaki’nin 32 Metre’si, farklı dünyalardan ve bambaşka sinema dilleriyle gelen iki güçlü film olarak festivalde yerini aldı.

Festivalin yedinci gününe girerken Sarajevo’nun önemli konuklarından biri de dün akşam ödülünü aldı. İran sinemasının en önemli yönetmenlerinden Asghar Farhadi, sinemaya katkıları nedeniyle Onursal Saraybosna’nın Kalbi ile onurlandırıldı; ödül töreninin ardından yönetmenin Oscar ödüllü A Separation (2011) filmi gösterildi. Festival boyunca Farhadi sinemasına ayrılan “Tribute To” seçkisi de devam ediyor.

Festivalin sonuna yaklaşırken bu günlükte biraz da yarışmalara yoğunlaşıyorum. On filmlik Kısa Film Yarışması’nın tamamını izledikten sonra Türkiye’den Porkatal üzerine ayrıca durmak istedim. Ardından İstanbul Film Festivali’nde kaçırdığıma üzüldüğüm, Sarajevo’da yakalama fırsatı bulduğum 32 Metre de var. Biri dünyayı ilk kez cezaevi duvarlarının dışında tanımaya çalışan küçük bir çocuğun, diğeri erkeklere ait kabul edilen bir alanda kendilerine yer açmaya kararlı kadınların peşinden gidiyor.

Porkatal (Yön. Sis Gürdal, 2026)

Sarajevo Film Festivali’nin Kısa Film Yarışması’ndaki on filmi izlerken Türkiye’den gelen bir filmin seçkide yer alması başlı başına heyecan vericiydi. Sis Gürdal’ın yazıp yönettiği Porkatal, dünya prömiyerini Sarajevo’da yapıyor. Film, kısacık süresine rağmen oldukça büyük bir meseleyi küçük bir çocuğun dünyasından anlatıyor. Yarışmanın tamamını gördükten sonra söyleyebilirim ki Porkatal, seçkinin güçlü filmlerinden biri ve festival sonrasında da yolculuğunu merakla takip edeceğim işlerden.

Filmin merkezinde altıncı yaş gününe kadar annesiyle cezaevinde yaşayan Engin var. Doğduğundan beri bildiği dünya duvarlarla çevrili ve hayatındaki yetişkinlerin neredeyse tamamı kadınlardan oluşuyor. Altı yaşına geldiğinde annesinden ayrılarak daha önce hiç görmediği anneannesi ve dedesinin yanına, köye gönderiliyor. Annesinin fotoğraflardan öğrettiği akrabalar bir anda ete kemiğe bürünüyor; hayvanlar, köy, yaşıtları ve cezaevinin dışında kalan koca dünya Engin için ilk kez gerçek bir deneyime dönüşüyor. Bu hikâyenin Türkiye sinemasının başyapıtlarından biri olan Tunç Başaran imzalı Uçurtmayı Vurmasınlar’ı (1989) hatırlatmaması mümkün değil. Cezaevini bir çocuğun algısından görme fikri iki filmi ister istemez birbirine yaklaştırıyor. Gürdal ise Engin’i cezaevinden dışarı çıkararak başka bir sorunun peşine düşüyor: Hayata ilişkin ilk bilgilerimizi içinde büyüdüğümüz küçücük dünyadan edinmişsek, o dünyanın dışına çıktığımızda bildiklerimizle ne yaparız? Porkatal tam da Engin’in bildikleriyle karşısına çıkan yeni hayat arasındaki mesafede büyüyor.

Filmin adı da bu öğrenme hâlinin içinden geliyor. Engin’in “portakal” yerine “porkatal” demesi, çocukluğa ait sevimli bir dil sürçmesinden daha fazlasını taşıyor. Hayat deneyimlenerek öğreniliyor ve Engin’in deneyim alanı altı yıl boyunca son derece sınırlı kalmış. Şimdi kelimeleri, insanları, hayvanları, duyguları ve ilişkileri yeniden tanıyor. İlk hoşlanma, ilk zorbalık, ilk öfke, akranları arasında kendine yer açma çabası… Gürdal bunların hiçbirini büyük cümlelerle anlatmaya girişmiyor. Engin’in göz hizasında kalıyor ve onun keşiflerini sakin bir biçimde takip ediyor.

Bu yeni dünyada Engin’in karşılaştığı en belirgin değişimlerden biri de erkeklik. Cezaevinde annesi ve diğer kadınları gözlemleyerek büyüyen çocuğun köydeki yeni rol modeli genç dayısı oluyor. Film bu karşılaşmayı açıklamalarla büyütmek yerine küçücük davranışların içine yerleştiriyor. Engin’in kadınlardan gördüğü bir alışkanlıkla koli bandını bacaklarına yapıştırıp çektiği sahne filmin en etkileyici anlarından biri. Dayısının bandı elinden almasıyla Engin’in yüzünde beliren şaşkınlık, çocuğun henüz adını bile koyamadığı bir toplumsal cinsiyet kuralıyla ilk karşılaşmalarından birine dönüşüyor. “Bunu neden yapmamalıyım?” sorusunu söylemesine gerek kalmıyor. Küçücük bir hareket, Engin’in kadınların dünyasından erkeklerin dünyasına geçerken karşılaşacağı kodlara dair çok şey anlatıyor.

Daha ağır bir kırılma ise hoşlandığı kız aracılığıyla geliyor. Engin, kendi ailesine ilişkin büyük bir gerçeği yıllardır yanında yaşayan yetişkinlerden değil, henüz yeni tanıdığı bir akranından öğreniyor. Cezaevinde doğmuş, hayatının ilk altı yılını orada geçirmiş bir çocuğun kendi hikâyesini dışarıdaki insanların bildikleri üzerinden keşfetmesi sahneyi fazlasıyla acı bir yere taşıyor. Gürdal yine duyguyu zorlamıyor. Film seyircisini ağlatmak için üzerine basa basa konuşmadığı için Engin’in yaşadığı sarsıntı daha güçlü hissediliyor. Kısa filmin en zor taraflarından biri de bu: On altı dakikanız varsa her sahnenin anlatının dolaşımına katılması gerekir. Porkatal birkaç küçük sahnesinde bunu çok iyi başarıyor. Koli bandı, yanlış söylenen bir kelime ya da iki çocuk arasındaki kısa bir konuşma filmin ana meselesine temiz kan pompalayan damarlar hâline geliyor. Anlatacak çok şeyi olduğu hâlde “onu da söyleyeyim, bunu da anlatayım” telaşına kapılmaması filmin önemli meziyetlerinden.

Engin’i canlandıran Musab Yılmaz da bu sadeliğin merkezinde. Çocuk oyuncularda zaman zaman karşılaştığımız duyguyu büyüterek gösterme eğiliminden uzak, oldukça doğal bir performans sergiliyor. Engin’in merakını, şaşkınlığını, kırgınlığını ve çevresinde olup bitenleri anlamaya çalışırken yüzünde beliren küçük değişimleri gösterişsiz biçimde taşıyor. Anlatının birkaç noktasında filmden uzaklaştığım, “Bu gerçekten böyle olur muydu?” diye düşündüğüm anlar oldu. Bunlar yine de Porkatal’ın bende bıraktığı hissi değiştirmedi. Gürdal’ın filmi hüzünlü, sıcak ve ölçülü; meselesinin ağırlığını seyircinin üzerine yüklemek yerine Engin’in dünyasında sakin sakin dolaşmayı tercih ediyor. Türkiye’den bir kısa filmin Sarajevo Film Festivali’nin yarışmasına seçilmesi, dünya prömiyerini burada yapması ve on filmlik seçkinin içinde böylesine güçlü bir yerde durması da ayrıca sevindirici.

32 Metre (Yön. Morteza Atabaki, 2025)

32 Metre, İstanbul Film Festivali’nde Seyfi Teoman En İyi Film Ödülü ile En İyi Kurgu Ödülü’nü kazanmış, benimse festival sırasında izleme fırsatı bulamadığım ve ödüller sonrasında merakımın iyice arttığı filmlerden biri olmuştu. Neyse ki Sarajevo Film Festivali’nde yakalayıp izleyebildim. 32 Metre, Sarajevo’nun Belgesel Film Yarışması’nda yer alıyor ve burada bölgesel prömiyerini gerçekleştiriyor.

Filmin meselesi ilk bakışta beni temkinli yaklaşmaya iten bir yerde duruyor. Konya’nın Beyşehir ilçesine bağlı Huğlu’da yaşayan kadınların bir atıcılık yarışması düzenleme çabasını izliyoruz. Silah, filmin ana karakterlerinden biri sayılabilecek kadar kadrajın içinde. Fakat 32 Metre’nin silahla kurduğu ilişkiyi baştan doğru yere oturtmak gerekiyor. Buradaki silah bir insana ya da hayvana yönelmiyor; hedefe atış yapılan sportif bir aracın işlevini görüyor. Üstelik Huğlu’da silah, gündelik hayatın zaten parçası. Kadınların önemli bir kısmı silah üretiminde çalışıyor, eşleri atıcılıkla ilgileniyor, kasabanın ekonomik ve toplumsal hayatı büyük ölçüde bu üretimin çevresinde şekilleniyor. Bu nedenle kadınların “Üretiyorsak kullanmayı da bilmeliyiz” demesi filmin dünyası içinde son derece anlaşılır.

Her şey, Halime’nin erkeklerin katıldığı atıcılık yarışmasına girip kazanmasıyla başlıyor. Halime ve yakın arkadaşı Gönül, buradan hareketle kadınların da kendi yarışmalarını düzenleyebileceğini düşünüyor. Fikir basit görünüyor ama uygulamaya geçildiğinde sınırlar belirginleşiyor. Kim katılacak, kim izin verecek, mesafe kaç metre olacak, kadınların erkeklerle aynı koşullarda yarışması uygun mu? Erkeklerin kendilerine ait kabul ettikleri alanın kurallarını kadınlar içeri girdikten sonra da belirlemeye çalışması filmin asıl çatışmasını oluşturuyor. Benim için 32 Metre’nin değeri de burada başlıyor. Mesele atıcılığın kendisinden çok, kadınların erkeklere ait olduğu varsayılan bir alana girme ısrarında yatıyor. Ürettikleri silahı ellerine alıyor, nişan almayı öğreniyor, yarışmanın koşullarını tartışıyor ve kendilerine açılmayan alanı kendi çabalarıyla yaratıyorlar. Erkekler için 45 metre kabul edilen atış mesafesinin kadınlar söz konusu olduğunda 32 metreye indirilmesine itiraz etmeleri bile filmin dünyasını özetleyen küçük ama çok şey söyleyen bir ayrıntıya dönüşüyor: “Yapabilirsiniz ama bizim belirlediğimiz sınırlar içinde” denilen yerde kadınlar sınırın kendisini tartışmaya açıyor.

Atabaki bu hikâyeyi kadınları gündelik hayatlarından koparmadan anlatıyor. Onları çalıştıkları lokantada, silah atölyesinde, evde, odun keserken, yemek hazırlarken görüyoruz. Sürekli bir şey üretiyor, çalışıyor, çekirdek çitliyor, sohbet ediyor, birbirleriyle uğraşıyorlar. Kamera karşısında kendilerini temsil eden birtakım “güçlü kadın” figürlerine dönüşmüyorlar; gündelik kıyafetleri, şakaları, kızgınlıkları ve tereddütleriyle oldukları gibiler. Zaten film ilerledikçe bu kadınların fiziksel olarak da hayatın ağır işlerinden uzak olmadıklarını görüyoruz. Atıcılık onların yaşamlarına dışarıdan eklenmiş egzotik bir uğraş gibi durmuyor. Üstelik bütün kadınlar aynı şeyi istemiyor. Bu ayrıntıyı özellikle değerli buluyorum. Köyün baskısına rağmen motosiklet kullanan, son derece bağımsız görünen genç bir kadın silahı sevmediğini söyleyerek yarışmaya katılmayı reddedebiliyor. Israr ediyorlar, yine de kararından vazgeçmiyor. Dolayısıyla film kadın özgürlüğünü “bütün kadınlar silah kullanmalı” gibi kaba bir önermeye sıkıştırmıyor. İsteyen katılıyor, istemeyen uzak duruyor. Özgürleşme tam da seçim yapabilme hakkının kendisinde beliriyor.

32 Metre belgeselle kurmacanın sınırlarında dolaşan yapısıyla benim genellikle mesafeli yaklaştığım bir biçimi de kullanıyor. Bazı anların kamera için yeniden kurulmuş olabileceğini, kimi konuşmaların çalışılmış hissi verdiğini fark etmek mümkün. Normalde bu tür bir yapaylık beni filmin dışına kolayca çıkarabilir. Burada çıkarmadı. Kadınların kendi aralarındaki enerji, şakalaşmaları ve birlikte hareket ederken oluşan doğallık filmin kurulmuş taraflarının önüne geçiyor. Erkeklerin kamera karşısında daha ölçülü konuşabileceğini de hesaba katmak gerekiyor. Bir eşin “Kadın olarak erkeklerin arasında yarışmanı uygun bulmuyorum” diye sakin biçimde kurduğu cümlenin kamera kapandıktan sonra nasıl söyleneceğini bilemeyiz. Belgeselin kamerasının varlığı zaten gözlemlediği gerçekliğin bir parçası.

Filmin en keyifli taraflarından biri erkekleri de tek bir tipe dönüştürmemesi. Eşinin yarışmasını destekleyen, ona atıcılık öğreten, hatta kazanması için heyecanlanan erkekler de var; sınır çizmeye çalışanlar da. Bu çeşitlilik 32 Metre’yi kolay bir kadın-erkek karşıtlığından kurtarıyor. Atabaki daha gündelik ve bu nedenle daha sahici bir alana bakıyor: Aynı evlerde, aynı işyerlerinde ve aynı kasabada yaşayan kadınlarla erkeklerin yerleşmiş toplumsal cinsiyet rollerini nasıl müzakere ettiklerine.

Filmi izlerken en çok kadınlarla birlikte eğlendim. Çekirdek çitlemeleri, birbirlerini yarışmaya çağırmaları, nişan almayı öğrenirken şakalaşmaları, başardıklarında sevinmeleri… 32 Metre, kadınların mücadelesini sürekli ağırlaştırmadan neşelerine de yer açıyor. Erkeklerin yıllardır çevresine görünmez bir çit çektiği alana giren kadınların, bu kez o alanın kurallarına ve kendileri için belirlenen mesafeye de itiraz etmelerini izlemek başlı başına kıymetli. Atabaki bütün bunları kadınların gündelik hâllerini ve aralarındaki canlılığı kaybetmeden anlatmayı başarıyor.

Tuba Büdüş

1985 yılında dünyaya geldi. Henüz ilkokul yıllarında yazmaya ve sinemaya olan ilgisini keşfetti. Bir süre sonra yazmak da sinema da onun için bir tutku haline geldi. Marmara Üniversitesi'nde Radyo, Televizyon ve Sinema Anabilim dalı Sinema dalında yüksek lisansını tamamladı. 2015 yılında sinema hakkında yazmaya başladı. 2025 yılında SİYAD'a (Sinema Yazarları Derneği) kabul edildi. Her geçen gün sinema dünyasında yeni şeyler keşfederek hayata tutunuyor. İzliyor, yazıyor, okuyor ve dünyayı geziyor. Ve bir vegan olarak hayvan haklarını savunuyor.

Etiketler: 32 Metre32 Metres32. sarajevo film festivaliMorteza AtabakiPorkatalSis Gürdal
Tuba Büdüş

Tuba Büdüş

1985 yılında dünyaya geldi. Henüz ilkokul yıllarında yazmaya ve sinemaya olan ilgisini keşfetti. Bir süre sonra yazmak da sinema da onun için bir tutku haline geldi. Marmara Üniversitesi'nde Radyo, Televizyon ve Sinema Anabilim dalı Sinema dalında yüksek lisansını tamamladı. 2015 yılında sinema hakkında yazmaya başladı. 2025 yılında SİYAD'a (Sinema Yazarları Derneği) kabul edildi. Her geçen gün sinema dünyasında yeni şeyler keşfederek hayata tutunuyor. İzliyor, yazıyor, okuyor ve dünyayı geziyor. Ve bir vegan olarak hayvan haklarını savunuyor.

YazarınDiğer Yazıları

    32. Sarajevo Film Festivali Günlükleri – 4

    32. Sarajevo Film Festivali Günlükleri – 4

    19 Ağustos 2026
    32. Sarajevo Film Festivali Günlükleri – 3

    32. Sarajevo Film Festivali Günlükleri – 3

    18 Ağustos 2026
    32. Sarajevo Film Festivali Günlükleri – 2

    32. Sarajevo Film Festivali Günlükleri – 2

    17 Ağustos 2026

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Editörün Seçtikleri

Sinemada İklim Krizi: Umut Dolu Yarınlara

Sinemada İklim Krizi: Umut Dolu Yarınlara

Selin Tanyeri
29 Temmuz 2026

Rose (2026)

Rose (2026)

Rabia Elif Özcan
27 Temmuz 2026

Duvara Açılan Kapılar: The Invite (2026)

Duvara Açılan Kapılar: The Invite (2026)

İpek Ömercikli
26 Temmuz 2026

Zaman, Kibir ve Yabancılaşma: The Odyssey (2026)

Zaman, Kibir ve Yabancılaşma: The Odyssey (2026)

Yaşar Gülveren
23 Temmuz 2026

Zamansız, Yersiz, Ama Bize Dair: David Lynch’in Ardından

Zamansız, Yersiz, Ama Bize Dair: David Lynch’in Ardından

Fil'm Hafızası
2 Nisan 2025

  • Hakkımızda
  • Gizlilik Politikası
  • KVKK
  • Çerez Politikası
  • İletişim

Fil'm Hafızası © 2023

No Result
View All Result
  • Fil’m Hafızası – Keşfetmenin Keyfi
  • Hakkımızda
    • Hakkımızda
    • Ekibimiz
    • İlanlar
  • Film Önerileri
    • Aksiyon – Macera
    • Animasyon
    • Belgesel
    • Bilim Kurgu – Fantastik
    • Biyografi – Tarih
    • Drama
    • Erotik
    • Komedi
    • Korku – Gerilim
    • LGBTİ
    • Müzik – Müzikal
    • Romantik
    • Savaş
    • Suç – Gizem
    • Western
  • Sinema Yazıları
    • Ayvalık Film Festivali 2025
    • 32. Altın Koza
    • 44. İstanbul Film Festivali
    • 25. İzmir Kısa
    • Film Analizleri
    • Eleştiri – İzlenim
    • Liste
    • Özel Dosyalar
    • Röportajlar
  • Haberler
  • Kısa Filmler
  • Spotify
    • Podcasts
    • Playlists
  • Etkinlikler
    • Dinner Talks
    • Film Hafızası Akademi
    • Keşfetmenin Keyfi
  • Galeri
    • BiReplik
    • Bunları Biliyor Muydunuz?
    • Etkinlikler
    • Hafızadan Çıkmayanlar
  • İletişim

Fil'm Hafızası © 2023

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Create New Account!

Fill the forms below to register

All fields are required. Log In

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In