Berlin Film Festivali Jüri Başkanı ve yönetmen Wim Wenders, Filistin hakkında yöneltilen soruya verdiği yanıt sonrası eleştirilerin hedefi oldu. Festival başkanı Tricia Tuttle, yaptığı açıklamada “Sanatçılar ifade özgürlüğü haklarını istedikleri şekilde kullanmakta özgürdür” dedi.

Berlin Film Festivali, festivalin jüri başkanı Wim Wenders’ın Filistin hakkında yaptığı açıklamanın ardından kamuoyunda tartışma yarattı. Geçtiğimiz günlerde düzenlenen basın toplantısında Wenders, sinemacıların siyasetin dışında kalması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Çünkü bilinçli olarak politik filmler yaptığımızda siyasetin alanına girmiş oluruz. Oysa biz siyasetin karşı ağırlığıyız, siyasetin zıddıyız. Biz politikacıların işini değil, insanların işini yapmalıyız.”
Söz konusu açıklama sosyal medyada eleştirilere neden oldu. Yazar ve aktivist Arundhati Roy, ifadeleri “vicdansız” olarak nitelendirerek festivalden çekildiğini duyurdu.
Tartışmaların ardından Berlin Film Festivali Başkanı Tricia Tuttle bir açıklama yayınladı. Berlinale’de ifade özgürlüğünün geçerli olduğunu vurgulayan Tuttle, sinemacıların her soruya yanıt vermek zorunda bırakılmasının sorunlu bir beklenti yarattığını belirtti: “Giderek artan biçimde, sinemacılardan kendilerine yöneltilen her soruya yanıt vermeleri bekleniyor. Yanıt vermezlerse eleştiriliyorlar. Yanıt verirlerse ve söyledikleri hoşumuza gitmezse yine eleştiriliyorlar. Mikrofon önlerine uzatıldığında, karmaşık düşüncelerini kısa bir ses alıntısına sığdıramazlarsa da eleştiriliyorlar.”
Tuttle, bu yıl programda 278 film yer aldığını ve yapımların farklı politik ve estetik perspektifler sunduğunu hatırlattı. Hayatlarında şiddet ve soykırım yaşamış, yaptıkları işler nedeniyle hapis, sürgün ya da ölüm riskiyle karşı karşıya kalabilecek sinemacıların da Berlin’de eserlerini cesaretle paylaştığını ifade etti.

İfade Özgürlüğü Vurgusu
Tuttle, bazı filmlerin küçük “p” ile politik bir tavır sergilediğini belirterek şunları söyledi: “Gündelik hayattaki iktidar ilişkilerini, kimin ve neyin görünür ya da görünmez olduğunu, kimin dahil edilip kimin dışlandığını inceler. Diğerleri ise büyük “P” ile politikaya odaklanır: hükümetler, devlet politikaları, güç ve adalet kurumları. Bu bir tercihtir. İktidara konuşmak bazen görünür biçimlerde, bazen de daha sessiz ve kişisel yollarla gerçekleşir. Berlinale tarihi boyunca birçok sanatçı insan haklarını çalışmalarının merkezine koydu.”
Sanatçıların istemedikleri politik tartışmalara dahil olmaya zorlanmaması gerektiğini vurgulayan Tuttle, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Sinemayı sevdiğimiz için bu işi yapmaya devam ediyoruz ama aynı zamanda film izlemenin, insanların kalplerini ve zihinlerini tek tek değiştirerek, buzulların yer değiştirmesi kadar yavaş da olsa, bir şeyleri değiştirebileceğine umut ediyor ve inanıyoruz.”























