“Evet onu ben öldürdüm. Onu para için ve bir kadın uğruna öldürdüm. Parayı da alamadım, kadını da. Ne kadar güzel değil mi?”  Double Indemnity (1945)

Jaluziler, gölgeler, ruj lekeleri, ihtiras, intikam, sigara dumanı, femme fatale, silahlar, sisli geceler… Bütün bu ögeler, 1940’ların sonunda ortaya çıkan film noir türünün vazgeçilmezleri. Aslında Amerikan Film Endüstrisi’nde ortaya çıkan türe, adını Fransız sinema eleştirmeni Nino Frank Fransa’daki “serie – noir” teriminden esinlenerek verir. Amerika’da ortaya çıkan türün farkındalığının Fransa’dan gelmesinin nedeni ise, İkinci Dünya Savaşı sırasında Fransızların Hollywood filmlerinden uzak kalması ve savaş sonrası dönemin filmlerini topluca izlemesi. Fransız eleştirmenler, bu toplu izleme sayesinde 40’ların filmlerini 30’lar ile karşılaştırdıklarından çarpıcı değişimi fark eder. Film noir’ın karanlık atmosferi aslında İkinci Dünya Savaşı esnasında dünyanın yaşadığı karanlığın yansımasıdır. Dönemin toplum üzerinde yarattığı travma ve  çatışmalar, bu türün ruj lekelerinde, sigara dumanında, karanlık gölgelerinde iz bulur.  Türde,  hikâye genelde bir suç (çoğu zaman cinayet) içerir ve kahraman genellikle bir dedektif, polis memuru ya da olayı çözmeye çalışan bir bireydir. Film noir’larda erkek kahramanlara güçlü, ihtiraslı ve kötücül olabilen femme fatale kadın eşlik eder. Savaş döneminde ekonomik gücüyle ön plana çıkan kadınlar, tıpkı gerçek hayatta olduğu gibi film noir’da da engel olarak resmedilir. Kahramanımız diğer erkekler ve kanunla mücadelesinde birçok engel ile karşılaşırken, femme fatale bu engellerden en önemlisi olur. Film noir’larda dışavurumcu atmosfer hâkimdir. Keskin ışıklar, gölgeler, jaluzi ışıkları, gölgede kalan yüzler, karanlık sokaklar bu türün ikonografik özellikleridir. Bunlara gerilimli müzikler, alçak kamera açıları eşlik eder. Klasik film noir’ın The Maltese Falcon (1942) ile başlayıp Touch of Evil (1958)  ile bittiği kabul edilir. Fritz Lang, Billy Wilder, Charles Vidor, Orson Welles, John Huston’ın türün en bilinen ve en çok emek veren yönetmeleri olarak kabul edilir.

Yağmur Karagöz

Yağmur Karagöz

1988’de Burhaniye’de doğdu. Akdeniz Üniversitesi Turizm Fakültesi lisans eğitiminin ardından da İletişim Fakültesi’nde yüksek lisans yaptı.
Şu sıralar bir reklam ajansında Marka Yöneticisi olarak çalışıyor.

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir
Önceki yazı

Fatih Akın’dan Stephen King Uyarlaması!

Sonraki yazı

Pera Film’de Onur Haftası