Kameranın Arkasında Neler Oluyor: Bilinmeyen Özellikleriyle Beyazperde

Işıklar sönüp görüntü perdeye yansımaya başladıktan sonra bizler de seyirci koltuklarımızda geriye yaslanıp önümüzdeki görsel şölenin tadını çıkarırız. Ancak izlediklerimiz, tabiri yerindeyse buz dağının yalnızca küçük bir parçası, defalarca sahnelenmiş, aylarca çalışılmış, kesilip biçilmiş, kısaltılıp uzatılmış, renklendirilmiş, filtrelenmiş, kısacası neredeyse baştan yaratılmış onlarca öykünün son ürünüdür. Oyuncuların, setin, kameranın ve …

DEVAMI →

Sinema ve Kentler Üzerine – Notlar ve Düşünceler

“Sinyaller. üsluplar, hızlı, büyük ölçüde basmakalıplaşmış iletişim sistemleri, büyük kentlerin damarlannda akan kandır. Ne zaman bu sistemler çökerse, yani kentsel yaşamın dilbilgisini kavrayamaz hale gelirsek- şiddet ortaya çıkar. Büyük modern buluşumuz olan kent yumuşaktır, yaşamlann, düşlerin, yorumIann göz kamaştıncı ve uyancı çeşitliliğine açıktır. Ama büyük kentin tam da insan kimliğini …

DEVAMI →

Ağlasak mı, gülsek mi? I,Tonya

İronisiz, çelişkili ve tamamen gerçek olan bir hikâyeye davet ediyorum sizi. Başarılı bir buz patencisinin yok olan kariyerini izlemek ister misiniz? Bu soru, cümleyi okumayı bitirdiğiniz an ağırlaşacak, biliyorum. Sonuç olarak, o kadar ağır bir dram barındıyor ki içinde… İşte, tam da bu noktada vazgeçmeyin derim ben. Çünkü, Tonya Harding’in …

DEVAMI →

Bir Sahne-Pscyho: Hitchcock’un Duş Perdesi!

Başrollerinde Janet Leigh ve Anthony Perkins’in yer aldığı Pscyho (1960)  Alfred Hitchcock filmografisinin belki de en güçlü ve görkemli filmi. Sevdiği adam ile yeni bir hayat kurabilmek için patronundan 40 bin dolar çalan Marion (Janet Leigh), Phoneix’i terk eder ve fırtınalı bir akşamda geçirdiği kaotik yolculuğuna, yol kenarında gördüğü Norman …

DEVAMI →

Her Hikâye İki Taraflıdır: Wonder (2017)

Görünen yüzü ile nefes alır insan, fakat gerideki kimliğiyle yaşar. Bu kimlik bölünür, değişir, paylaşılır, yitirilir, eksilir… Ve sonra çoğalır, kucaklar, kırılır, yeniden doğar. Bir göz, ömür boyu ne kadar bakışın içinde kendi yansımasını bulmuşsa o kadar farklı renge bürünür. Ve gözle birlikte görüntü, ses, koku, his de aynı rengin …

DEVAMI →

Chantier Films’in Kurucusu Yapımcı Metin Anter ile Söyleşi

Dünyanın önde gelen film şirketleri ve yapımcıları ile işbirliği yaparak  Türkiye Sineması’na seçkin filmler kazandıran Chantier Film’in kurucusu Metin Anter ile 16 Şubat’ta vizyona girecek Sofra Sırları (2017) filmine ve yeni projelerine  dair keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.  Yağmur Karagöz: Chantier Film son dönem Türkiye Sineması’na önemli yapıtlar kazandırmış başarılı bir şirket. …

DEVAMI →

Yaşamın İçinden Gelen Filmler

Medianeras (Gustavo Taretto, 2011) “Ayrılıkların, boşanmaların, aile içi şiddetlerin, kablolu kanal sayısındaki patlamanın, iletişim eksikliğinin, umursamazlığın, uyuşukluğun, depresyonun, intiharların, asabiyetin, panik atakların, obezitenin, gerginliğin, güvensizliğin, stres ve hareketsiz yaşam tarzının mimar ve mühendislerin suçu olduğundan adım gibi eminim.” İnsan, yaşadığı ortamdan ayrı düşünülemez. Bir yandan mekânı, içine kendini katarak inşa …

DEVAMI →

Gerçeğin Tanıkları- Beyond 9/11: Portraits of Resilience (2011)

11 Eylül 2001’de gerçekleşen terör saldırısının 10. yıl dönümünde TIME gazetesi çoğu insanın hayatında bir kırılma noktası olan olayı 44 farklı bakış açısından anlatan 9/11 online platformunu yayına açtı. Dünyanın her yerinden internet üzerinden ulaşılabilen bu online müze, hem olayı röportajlar sayesinde yeniden canlandıran bir video çalışması hem de 11 …

DEVAMI →

Doğu Kokulu Satırlar: Letters From Baghdad (2016)

Orta Doğu’nun sınırlarının çizilmesinde söz sahibi olan tek kadın, Gertrude Bell’in hikâyesini anlatan Letters From Baghdad (2016) o dönemde erkek egemenliğinde olan politika dünyasına ve Bell’in kendi özel yaşamına bir kapı aralıyor. Yönetmenler Sabine Krayenbühl ve Zeva Oelbaum onun bilinmeyen hikâyesini tamamen kurmaca bir film ile aktarmak yerine, kurmaca ve …

DEVAMI →

120 Battements Par Minute: Hayat Kısa ve Kuşlar Kesinlikle Ölü

“Silence=Death” 120 BPM Bazen öyle bir durumun içerisindesinizdir ki, sizi sizden başka kimse anlayamaz. Empatinin sınırlarının ulaşamayacağı bir yerde bulunuyorsunuzdur. İçinde bulunduğunuz ölümle yaşam arasındaki ince çizgide bulunmayan hiç kimse sizi anlayamayacaktır. Ama anlıyormuş gibi davranmaya devam edeceklerdir. Yaşamınızla oynuyorlardır ve bunun üzerini de kapatmayı çok iyi başarıyorlardır. Geri kalanlarsa, …

DEVAMI →