Fil'm Hafızası
Eleştiri - İzlenimSinema Yazıları

19. İzmir Uluslararası Kısa Film Festivali- Belgesel

19. İzmir Uluslararası Kısa Film Festivali Belgesel

Ta’rîz; Dişe Diş- Söze Söz (Yön. Sezer Ağgez, 2018)

Sanat türleri arasında müzik, beste ile taşıdığı ezgisel niteliklerin yanı sıra güftelerle kelimelerin etki alanından da temel alan bir türdür. Dolayısıyla bestenin uyumu ve güftenin anlamı, terazinin iki uç kefesine yerleşir. Bu durumda başarılı bir müzik için ezgi kalitesinin iyi olması yetmez, aynı zamanda müziğe fısıldanan anlamın ve kelime ezgisinin de bu gövdeyi tamamlaması gerekir. Teknik anlamda bu felsefe üzerine inşa edilen hip-hop ve rap türleri için, kelimelerin en çok konuştuğu müzik türleri diyebiliriz. Ancak Türk hip-hop sanatçılarıyla yapılan görüşmelerden oluşan belgesel Ta’rîz; Dişe Diş- Söze Söz, Türk müzik kültürüne sonradan dâhil olan bu türün sadece kelime ile ezgi arasındaki uyumu dengeli ve başarılı bir şekilde yansıtma amacı olmadığını, bunun yanı sıra kenara itilmiş azınlıklara bir ses olarak toplumsal kaygılar taşıdığını anlatıyor.

Belgeselde Türk hip-hop gündemini Haluk Ataklı, Killer Hakan, Turbo, Carter, Baykan Barlas gibi isimlerin ağzından, başlangıcı, dönemsel gelişmeleri ve günümüze değin geçirdiği eleştirel süreciyle birlikte dinliyoruz. Teknik anlamda ses dengesinin daha başarılı bir şekilde sunulmasını beklediğimiz belgesel, her ne kadar bu beklentiyi karşılamada başarılı olamasa da hip-hop sanatçılarının dile getirdiği endişeler ve bu türe karşı ön yargılı bakış açısının sonuçları, ölçülü bir biçimde iletiliyor. En çok müziğin uğradığı ekonomik değersizlik muamelesinden dem vuran sanatçılar, bu işi ekonomik kaygılarla yapmasalar da sonucunda hayatlarını idame ettirebilecek bir miktarda kazancı da hiçbir zaman elde edemediklerini anlatıyor. Yine de haksızlığın, adaletsizliğin her türlüsünü müziğin diliyle duyurmaya çalışan, bunu yaparken de geleneksel Türk müziğini bu Batılı türde oldukça başarılı eserlerle yansıtan çok sayıda isim, kelimelerle savundukları bu davayı, Sezer Ağgez’in objektifiyle bir üst perdeye çıkarıyor.

Rabia Elif Özcan
1995 yılının temmuz ayında, Konya’da doğdu. Bir elinde kalem, bir elinde kitap; okuyarak ve yazarak büyüdü. Ömrüne kelimelerden bir yol çizmek üzere 2014’te Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümüne başladı. Yürürken, yerken, yaşarken okudu; kelimeleri nefes gibi tüketti, bir bir içindeki mürekkebe doldurdu. Ve gün geldi, bir film şeridinin üzerinde, mürekkep akmaya başladı.

Yorum yaz